Skolyoz

Skolyoz, omurganın göğüs (thoracic) veya bel (lumbar) bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğriliğidir. Tek başına olabileceği gibi, kifoz (arkadan öne doğru anormal bir eğrilik) ile beraber de görülebilir (Kifoskolyoz).Omurga’nın Yana Doğru Eğriliği (Skolyoz)

  • Türkiye’de 2,5 milyon skolyoz hastası mevcuttur.Skolyoz hastaları üzerine Türkiye’de yapılmış özel araştırma olmasa da ortopedi uzmanlarının birleştikleri nokta, hastalığın kız çocuklarında çok daha sık görüldüğü. Fakat bunun sebebi henüz bilinmiyor. Özellikle 20 dereceyi geçen skolyozlar kızlarda erkeklere oranla 8 kat fazla görülüyor.Aksiyon Dergisi


Nedenleri

Skolyoz çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabimaktedir. Mesela spastik çocuklarda ya da çocukluk çağında felç geçirenlerde görülmaktedir. Ancak sıklıkla kaşılaşılan skolyozlar, daha çok 10’lu yaşlarda ortaya çıkan ve nedeni tam olarak halen bilinmeyen (idiyopatik) grupta görülen skolyozlar ile anne karnındaki etmenler nedeniyle ortaya çıkan ve doğuştan itibaren bulgu veren doğumsal (konjenital) skolyozlardır. Birincinin nedenini tam olarak bilinmemektedir. Konjenital skolyoza ise gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksikliklerinin neden olduğu düşünülmektedir.Skolyoz,soru ve cevap

  • Doğuştan olabilir (konjenital). Bu durum genellikle omurgadaki bir kusura veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlıdır.
  • Polio (çocuk felci), beyin felci veya kas distrofisi (erimesi) gibi durumlara bağlı olarak kasların felci sonucunda oluşabilir.
  • İdiyopatik (nedeni bilinmeyen) olabilir. Daha önce düzgün olan bir omurgada, bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkabilir.


Bulguları

  • Omurganın yana doğru eğriliği
  • Omuz ve kalçaların simetrik durmaması
  • Birinci eğriliği karşılayıcı ikinci bir eğri varlığı
  • Sırt ve/veya bel ağrısı
  • Yorgunluk
  • Nefes darlığı


Testler

Fizik muayene sırasında, hasta öne doğru eğildiğinde eğrilik daha belirgin gözükür. Farklı pozisyonlarda omurga röntgenleri ve skolyozometre (omurganın eğrilik miktarını ölçen bir alet) ölçümleri, skolyozun miktarını belirleyebilmek için yapılabilecek testlerdir.


Türleri

Skolyoz hastalığı üç sınıfa ayrılır. Bunlar;

  • Non strüktürel
  • Geçici strüktürel
  • Strüktürel skolyozdur.


Ayrıca bakınız

  • Kifoz
  • Lordoz


Kaynakça


Dış bağlantılar

  • http://www.scoliosis.org
  • Scoliosis Support - Skolyoz forumları
  • http://www.spinekids.com SpineKIDS
  • Çocuklarda skolyozu önlemek için videolar
  • Skolyoz hakkında
  • Skolyoz dünyasından

Milgram deneyi

Milgram deneyi, insanların erk (otorite) sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani değerleriyle çelişmesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde istekli olduklarını ölçme amacını güden bir deneyler dizisinin genel adıdır. Deneyi gerçekleştiren Yale Üniversitesi psikologlarından Stanley Milgram, bu araştırmasını ilk olarak 1963′te Anormal ve Sosyal Psikoloji Dergisi (İng.: Journal of Abnormal and Social Psychology Full-text PDF. dergisindeki makalesiyle tanıtmış ve bulgularını 1974′te yayımladığı Otoriteye İtaat: Deneysel bir Bakış (İng.: Obedience to Authority; An Experimental View)Milgram, Stanley. (1974), Obedience to Authority; An Experimental View. Harpercollins ISBN 0-06-131983-X). isimli kitabında daha derinlemesine incelemiştir.

Deneyler Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann’ın Kudüs’te yargılanmaya başlamasından üç ay sonra, Temmuz 1961′de başladı. Milgram, deneyleri şu soruya cevap aramak üzere geliştirmişti: “Eichmann ve Yahudi Soykırımında yer alan yüzbinlerce yardakçısı sadece onlara verilen görevi yerine getiriyor olabilir miydi? Onların hepsi yardakçılık suçuyla suçlanabilir miydi?”Milgram (1974). p. ?

Milgram ulaştığı sonuçları 1974 tarihli makalesi “İtaatin Tehlikeleri”nde (İng.: The Perils of Obedience) özetledi:

İtaatin hukuksal ve felsefesel açılardan devasa önemi bulunmaktadır, ancak bunlar çoğu insanın somut durumlarda nasıl davrandığı konusunda fazla bilgi vermez. Yale Üniversitesinde sıradan bir insanın sadece bir deney bilimcisinden aldığı emirle başka bir insana ne kadar acı çektireceğini ölçmek için basit bir deney düzenledim. Katılan deneklerin güçlü vicdani duyguları ile saf otoriteyi çeliştirdim, ve kurbanların acı dolu çığlıklarının eşliğinde genellikle otorite kazandı. Yetişkin insanların, bir erk makamının komutası doğrultusunda her şeyi göze almakta gösterdikleri aşırı isteklilik, çalışmamızın acilen açıklama gerektiren en önemli bulgusudur.

Sadece görevlerini yapan, kendi başlarına vahşi işlere kalkışmayan sıradan insanlar, korkunç bir yoketme işleminin bir parçası olabilmekteler. Ek olarak, yaptıkları işin yıkıcı sonuçlarını apaçık görmelerine rağmen, temel ahlaki değerleriyle çelişen bu görevlerde pek az kişinin otoriteyi reddetme potansiyeli olduğu görüldü.Milgram, Stanley. (1974), “The Perils of Obedience”. Harper’s Magazine. Abridged and adapted from Obedience to Authority.


Deneyin yöntemi

Yale’deki çalışma için denekler gazete ilanları ve posta yoluyla bulundu. Deneyler üniversitenin eski yerleşkesinde, Linsly-Chittenden binasının bodrumundaki iki odada gerçekleştirildi. Deneyin tanıtımında deneyin bir saat sürdüğü ve katılanlara deneyi tamamlamasalar bile 4,50$ ödeneceği bildirildi. Katılımcılar 20 ve 50 yaşları arasında, ilkokul terklerden doktora mezunlarına kadar her türlü öğretim geçmişine sahip erkeklerden oluşuyordu.

Deney gözlemcisi rolünü bir teknisyen önlüğü giyen sert, hissiz görünümlü bir biyoloji öğretmeni oynuyordu. Kurban rolünü de bu rol için eğitilmiş, İrlandalı-Amerikan bir muhasebeci üstlenmişti. Kurban ile deney gözlemcisi aslında işbirlikçi olmalarına karşın bu gerçek katılımcıdan gizleniyor ve kurban, katılımcıya kendisi gibi gönüllü olarak katılmış başka bir denek olarak tanıtılıyordu, dolayısıyla katılımcının gözünde deney, deney gözlemcisi ve iki denekten oluşuyordu. Deney gözlemcisi, iki deneğe “öğrenmede cezanın etkisi” hakkında bir deneye katıldıklarını, birisinin “öğretmen” diğerinin de “öğrenci” rolünü üstlenecekleri bilgisini veriyordu.

Sonra, iki deneğe birer yaprak kağıt veriliyordu. Katılımcının, bu kağıtlardan birinde “öğretmen” ve diğerinde de “öğrenci” yazdığına ve kağıtların rastgele verildiğine inanması sağlanıyordu. Gerçekte ise her iki kağıtta da “öğretmen” yazıyordu ve işbirlikçi denek kendi kağıdında “öğrenci” yazıyormuş gibi rol yapıyordu; böylece katılımcının hep “öğretmen” olması sağlanıyordu. Bu noktada “öğretmen” ve “öğrenci” birbirini duyabilecek ancak göremeyecek şekilde ayrı odalara alınıyordu. Deneyin sürümlerinden biri, işbirlikçi deneğin gerçek deneğe bir kalp rahatsızlığı olduğunu söylemesi gibi ek bir özellik taşıyordu.

Deneyden önce “öğretmen”e 45 voltluk bir elektrik şoku uygulanarak “öğrenci”ye uygulayacağını sandığı şokun neye benzediği hakkında bir fikir verilmiş oluyordu. “Öğretmen”e daha sonra “öğrenci”ye öğretmesi amacıyla kelime çiftlerinden oluşan bir liste veriliyor, öğretmen de bu listeyi önce öğrenciye bir kere okuyarak işe başlıyordu. Ardından öğretmen listeyi oluşturan kelime çiftlerinin ilk kelimelerini teker teker okuyor, okuduğu her kelime için öğrenciye dört adet seçenek sunuyor, öğrenci de bu seçenekler arasından doğru olduğunu düşündüğü cevabı bildirmek için bir cevap düğmesine basıyordu. Verdiği cevap yanlış ise, her yanlış cevap sonucu giderek artan elektrik şoklarına maruz kalıyordu. Cevap doğru ise öğretmen sonraki kelime çiftine geçiyordu.

Denekler, öğrencinin verdiği her yanlış yanıta karşılık onun gerçek şoklara maruz kaldığını sanıyorlardı. Gerçekte ise şok uygulanmıyordu. İşbirlikçi denek gerçek denekten ayrıldığı zaman, geçtiği odada elektroşok makinesine bütünleştirilmiş bir ses kayıt cihazını çalıştırıyordu, bu cihaz da her şok seviyesine karşılık önceden kaydedilmiş bir çığlık sesini çalıyordu. Voltajın birkaç defa artırılmasından sonra aktör, kendisini yan odadaki denekten ayıran duvarı yumruklamaya başlıyordu. Birkaç defa yumrukladıktan ve kalp rahatsızlığını hatırlattıktan sonra ise artık sorulara cevap vermemeye ve şikayette bulunmamaya başlıyordu.

Bu noktada pek çok denek, öğrencinin ne halde olduğunu öğrenmek için deneyi durdurmak istediklerini ifade ediyordu. Kimi denekler 135 voltta durup deneyin amacını sorgulamaya başlıyordu. Bunların çoğu sonuçlardan sorumlu tutulmayacaklarına dair güvence aldıktan sonra devam ediyordu. Birkaç denek, öğrenciden gelen acı dolu çığlıkları duyduklarında sinirli biçimde gülmeye başlıyor veya aşırı stres içinde olduklarını gösteren başka davranışlarda bulunuyordu.

Denek herhangi bir noktada deneyi durdurma isteğini ifade ettiği zaman kendisine aşağıdaki sırayı takip eden sözlü uyarılarda bulunuluyordu:

  1. Lütfen devam edin.
  2. Deney için devam etmeniz gerekiyor.
  3. Devam etmeniz kesinlikle çok önemli.
  4. Başka seçeneğiniz yok, devam etmek “zorundasınız”.

Denek bu dört uyarıdan sonra bile hala durmak istediğini ifade ederse deney durduruluyordu. Tersi durumda ise deney ancak denek en yüksek şok olan 450 voltu 3 kere ardarda uyguladıktan sonra durduruluyordu.


Sonuçlar

Milgram, deney gerçekleştirilmeden önce Yale üniversitesinin 14 psikoloji yüksek lisans öğrencisiyle sonuçların ne olacağına yönelik bir anket yaptı. Katılımcıların tümü, sadece birkaç sadist eğilimli deneğin (%1,2) en yüksek voltajı uygulayacağını düşünüyordu. Milgram ayrıca meslektaşları arasında da sözlü bir anket yaparak onların da sadece birkaç deneğin çok kuvvetli şok uygulayacağını düşündüklerini gördü.

Milgram’ın ilk deney dizisinde öndeneklerin %65′inin (40 öndenekten 26’sının) deneydeki en yüksek gerilim olan 450 voltu, her ne kadar epey huzursuzluk hissetmiş olsalar da, uyguladıkları görüldü. Hepsi deneyin bir noktasında durup deneyi sorgulamış, hatta bazıları kendilerine ödenen parayı geri vereceklerini söylemişlerdi. Katılımcılardan hiçbiri 300 volt seviyesinden önce şok uygulamaktan tereddütsüzce vazgeçmedi. Deneyin çeşitlemeleri daha sonra Milgram’ın kendisi tarafından ve dünya genelinde farklı psikologlarca gerçekleştirildi; sonuçlar birbirine yakındı. Bu çeşitlemelerle deneyin özgün sonuçlarının onaylanmasına ek olarak deney düzeneğindeki değişkenlerin etkileri de ölçülmüş oldu.

Maryland Baltimore Eyaleti Üniversitesi’nden Dr. Thomas Blass, deney tekrarlarından elde edilen sonuçlar üzerinde bir meta-analiz yürüttü. Bulgularına göre ölümcül gerilimler uygulayabilen katılımcıların oranı, yer ve zamandan bağımsız olarak dikkat çekici bir biçimde sabitti: %61 ile %66 arasında seyrediyordu.Blass, Thomas. “The Milgram paradigm after 35 years: Some things we now know about obedience to authority”, Journal of Applied Social Psychology, 1999, 25, pp. 955-978.Blass, Thomas. (2002), “The Man Who Shocked the World”, Psychology Today, 35:(2), Mar/Apr 2002.

Philip Zimbardo’nun bildirdiğine göre, deneyin farklı şekilde bittiği durumlara pek rastlanmadı. Zimbardo’nun bu yöndeki sorusu üzerine Milgram’ın notlarına ve anılarına göre, son şokları uygulamayı reddeden katılımcılardan hiçbiri ne deneyin kendisinin durdurulmasını talep etti, ne de izin almadan odayı terkederek kurbanın durumunu kontrol etti.

Milgram, İtaat isimli bir belgesel hazırlayarak deneyi ve sonuçlarını gösterdi. Toplumsal psikoloji üzerine ayrıca beş farklı film daha hazırladı; bunlardan bazıları deneylerine değiniyordu. Milgram films. Accessed 4 October 2006.


Tepkiler

Milgram’ın deneyi, katılımcılar üzerinde yarattığı aşırı duygusal kaygı nedeniyle bilimsel deneylerin etiği konusunda kuşkular uyandırdı. Milgram’ın lehine bir gerçek: Katılanlar arasında yapılan ankete göre katılımcıların %84′ü bu deneye katılmış olmaktan “memnun” veya “çok memnun” olduklarını, %15′i nötr olduklarını (tüm katılımcıların %92’si ankete katıldı) ifade ediyorlardı.See Milgram (1974), p. 195. Pek çoğu sonradan teşekkür mesajları yolladı. Milgram eski katılımcılardan ardarda asistanlık ve ekibe katılma teklifleri aldı. Altı yıl sonra, Vietnam Savaşının en ateşli olduğu günlerinde, deneyin katılımcılarından biri Milgram’a bir mektup göndererek deneyde çektiği strese rağmen neden “memnun” olduğunu açıkladı:

1964′te deneye katıldığımda, her ne kadar birisine acı çektirdiğimi sansam da bunu neden yaptığım hakkında en ufak bir fikrim yoktu. Ne zaman kendi inançları doğrultusunda hareket ettiklerini ve ne zaman uysalca otoriteye itaat ettiklerini ayırt edebilen çok az insan var. … Kendimi otoritenin çok yanlış şeyler yapmamı isteyen emrine teslim edeceğimi bile bile askere alınmama izin vermem, kendimden korkmama sebep olacaktı. Eğer bana vicdanî retçi statüsü verilmezse hapishaneye gitmeye tamamen hazırım.  … Bu gerçekten de inançlarıma sadık kalmamın tek yolu. Tek umudum, kurul üyelerinin de kendi vicdanlarına göre aynı şekilde hareket etmesi…

Ne var ki, eski katılımcılardan bazılarının hayatını değiştiren bu etki, herkeste aynı değildi. Deneyden sonra katılımcılardan çağdaş standartlara göre geribildirim alınmamıştı, ve ayrılırken yapılan mülakatlara göre pek çoğunun deneyin tam olarak neden yapıldığı hakkında bilgisi yoktu.

Deneyler ayrıca daha duygusal türden eleştiriler de uyandırdı, bunlar deney düzeneğinin etiğinden ziyade deneyden çıkarılacak sonuçlarla ilgiliydi. Yale’de 1961′de yapılan deneyin katılımcılarından Joseph Dimow, “Yahudi Dünyası” (İng.: Jewish Currents) sitesindeki yazısına göre “deneyin baştan beri Nazi dönemindeki Almanlar gibi Amerikalıların da ahlak dışı emirlere itaat edip etmeyeceğini görmek için yapıldığı”ndan kuşkulanıyordu.Dimow, Joseph. “Resisting Authority: A Personal Account of the Milgram Obedience Experiments”, Jewish Currents, January 2004. Aslında bu, deneylerin açıkça ifade edilen hedeflerinden biriydi. Milgram’ın kitabı olan Otoriteye İtaat’tin önsözünden alıntı yapılacak olursa: “Bu soru, Nazi devrinin o çok lanetlediğimiz itaat şekilleri ile bizim laboratuvarda çalıştıklarımız arasında bir ilişki olup olmadığı meselesinden doğar.”


Yorumlar

Milgram ulaştığı sonuçları açıklayan iki ana kuram geliştirdi.

  1. İlki, S. Asch’in çalışmalarını temel alan Uyum Kuramı’dır. Milgram başvuru grubu ile birey arasındaki temel ilişkiyi tanıtır. Karar verme konusunda, özellikle bir kriz ortamında karar verme konusunda hiçbir deneyimi veya yeteneği olmayan bir denek, kararı gruba ve gruptaki hiyerarşiye bırakır. Grup bir davranışsal model oluşturur.
  2. İkincisi ise Araçlaşma Kuramı’dır. Milgram’a göre, “itaatin özü, bir insanın kendisini başka bir insanın isteklerini gerçekleştiren bir araç olarak görmesi, böylece kendi davranışlarından kendisini sorumlu hissetmemesidir. Kişinin bakış açısındaki bu kritik kayma gerçekleştiği zaman, itaatin tüm öznitelikleri bunu izler”. Bu temel olarak askersel açıdan otoriteye saygının temelidir; askerler üstlerinin emirlerini ve komutlarını, sorumluluğun subaylarda olduğunu bilerek yerine getirirler.


Çeşitlemeler

Milgram, Otoriteye İtaat: Deneysel bir Bakış isimli kitabında deneyin kendi yürüttüğü 19 çeşitlemesini anlattı. Genel olarak kurbanın ortamdaki varlığı arttıkça itaatin azaldığını, otoritenin ortamdaki varlığı arttığında ise itaatin yükseldiğini tespit etti (1-4 arası deneyler). Örneğin, deney gözlemcisinin yönergelerinin katılımcılara sadece telefonla iletildiği bir sürümde (2. deney), itaat %21 azalıyordu; ilginç bir nokta olarak, birkaç katılımcı deney gözlemcisini “deneye devam ediyormuş gibi yaparak” kandırmaya çalışmıştı. “Öğrenci”nin ortamdaki varlığının en yakın olduğu sürümde ise denekler öğrencinin kollarını kabakuvvet kullanarak şok cihazına temas ettirmeye çalışıyorlardı, bu da itaati düşürüyordu. Bu son sürümde deneklerin ancak %30′u deneyi tamamlayabilmişti.

8 numaralı sürümde, denekler kadınlardan seçildi (Milgram’ın diğer tüm deneylerinde denekler erkekti). İtaatte kaydadeğer bir farklılık gözlenmedi, ancak daha yüksek stres seviyeleri tespit edildi.

Bir sürümde (10. deney), Milgram Connecticut’taki Bridgeport şehrinde mütevazı bir ofis kiralayarak deneyin “Bridgeport Araştırma Kurumu” adında, Yale Üniversitesinden bağımsız bir ticari girişim tarafından düzenlendiği sanısını yarattı. Buradaki amaç, Yale Üniversitesi’nin sahip olduğu prestijin deneklerin davranışı üzerindeki olası etkisini safdışı bırakmaktı. Bu şartlar altında itaat %47.5′e düştü.

Milgram ayrıca otoritenin gücü ile uyuşumun gücünü birleştirdi. Bu deneylerde deneğin yanına arkadaş baskısı uygulamak üzere bir veya iki “öğretmen” daha kondu; bu öğretmenler de, öğrenci gibi, anlaşmalı aktörlerdi. Deneğin grup arkadaşları olduğunu sandığı bu kişilerin eklenmesi, deney sonuçlarını ciddi biçimde etkiledi. Ek iki öğretmenin emirleri reddettiği sürümde (17. deney) 40 denekten sadece 4′ü deneye devam etti.

Başka bir sürümde (18. deney), deneğe ek görevler verildi (soruları mikrofona okumak veya öğrencinin cevaplarını kaydetmek gibi). Bu deneyde de deneğe eşlik eden ve gözlemcinin tüm emirlerine itaat eden bir yalancı öğretmen bulunuyordu. Bu çeşitlemede 40 denekten sadece 3′ü gözlemcinin emirlerine karşı geldi.Milgram, old answers. Accessed 4 October 2006.

Milgram’ın deneyi üzerinde yakın geçmişte yapılan bazı çeşitlemeler farklı bir yorum öneriyordu. İtaat ve otorite kavramlarına yer vermeyen bu yoruma göre Milgram’ın denekleri, olayların gidişini kontrol edemeyeceklerini hissettikleri ve dolayısıyla sorumluluğu sırtlarından attıkları özel bir tür öğrenilmiş çaresizlik sergiliyorlardı.

Yakın geçmişteki başka bir deneyde şok yiyen bir aktör yerine bir bilgisayar simülasyonu konuyordu; şoku veren denekler karşılarında gerçek bir insan olmadığının farkındaydı ancak sonuçlar yine aynı çıktı.

Buradaki kaydadeğer gözlem, bir insanın normal koşullar altında başka bir insana zarar vermek istemeyeceğidir. Ancak ciddi bir zorlama altında kişinin aklı karışabilmekte ve kişiyi kendi davranışları için bir otoritenin onayını aramaya sevketmektedir. Böylece emir verilen kişinin, davranışlarını açıklayacak bir otorite olduğu düşüncesiyle, sadece doğru olduğunu düşündüğü bir işi yaptığı bir durum ortaya çıkmaktadır. Bunun sonucu olarak da kişinin başlangıçta kendi davranışlarını yargılayacak çok az veya hiç etik kuralı olmadığı için başka bir kişiyi etik dışı olarak incittiği görüşünü benimsemeyecektir.


Gerçek hayattan örnekler

Nisan 1995 ile Haziran 2004 arasında, ABD’deki bazı gözde çabuk yemek restoranlarındaki çalışanlara bir dizi telefon şakası yapıldı. Şakayı yapan kişi kendisini bir polis memuru olarak tanıtıyor ve restoran yöneticilerini çalışanların üzerini aramaya ve cinsel taciz sayılan davranışlarda bulunmaya ikna ediyordu. Telefondaki düzenbaz, çalışanlara normal şartlar altında yapmayacakları davranışları yaptırmakta büyük başarı kaydetmişti. Wolfson, Andrew. A hoax most cruel. The Courier-Journal. October 9, 2005. (The chief suspect, David R. Stewart, was found not guilty in the only case that has gone to trial so far.Jury finds Stewart not guilty in McDonald’s hoax case. The Courier-Journal. October 31, 2006.)


Katılımcılardan gerigözlemler

Jan Dimow’un gerigözlemi; kendisi deneyi erken bırakanlardandı.


Popüler kültürde

Milgram deneyinin çeşitlemeleri gözde kültürdeki filmlerde, televizyon programlarında ve müzikte yer almıştır. Yayımlanma tarihlerine göre kısmi bir liste aşağıdadır:

  • 1975 yapımı The Tenth Level; deneyin canlandırıldığı ve William Shatner, John Travolta ve Ossie Davis’in yer aldığı bir TV programı.The Tenth Level at the Internet Movie Database. Accessed 4 October 2006.
  • 1979 yapımı sinema filmi I comme Icare (Türkçe: İkarus’un İ’si); Henri Verneuil’in yönettiği ve Yves Montand’ın başrol üstlendiği filmde Milgram’ın otoriteye itaat hakkında yürüttüğü deneyin detaylı bir açıklaması ve gösterimi ana sahnlerden birini oluşturur.I as in Icarus at the Internet Movie Database. Accessed 4 October 2006.
  • 1983 tarihli müzik parçası “Just A Job To Do” (Türkçesi: “Yapılması gereken bir iş işte”) Genesis isimli müzik grubunun 1983 tarihli albümünde yer alan bir şarkı. Gitarist/sözyazarı Mike Rutherford, şarkı sözlerinin Milgram’ın deneyinden ilham alınarak yazıldığını söylemişti.
  • 1982′den 1985′e kadar yayımlanan V for Vendetta isimli çizgi romanın ilk sayısının 73. sayfasında Milgram’ın deneyine değinilir; bu deney V ve romandaki diğer insan denekler üzerinde yapılan deneyler ile karşılaştırılır.
  • 1984 tarihli Ghostbusters (Türkçesi: Hayalet Avcıları) isimli filmde Bill Murray’in canlandırdığı profesör karakterinin izleyicilere ilk göründüğü sahnede, sinsi profesör bir yandan şanssız bir öğrenciye elektrik şokları uygularken bir yandan da çekici bir kız öğrenciye kur yapmaktadır. Filmin DVD yayımındaki çekim videosunda Harold Ramis bu sahnenin Milgram deneyinden esinlenen bir parodi olduğunu ve izleyicilerin bu karakterden neler bekleyebilecekleri hakkında fikir edinmeleri için konduğunu söyler.
  • Peter Gabriel’in 1986 yayımlı albümü So’da bulunan “We Do What We’re Told (Milgram’s 37)” (Türkçesi: Biz Bize Söyleneni Yaparız [Milgram’ın 37’si]) parçası da 18. deneyde 40 kişiden tam itaat gösteren 37 kişiye gönderme yapmaktadır.
  • 30 Kasım 2003′te 90. bölümü yayınlanan Malcolm in the Middle isimli dizide Malcolm, kardeşi Reese ile olan konuşmalarını bir okul ödevi için gizlice videokasete çekerek onun hakkında küçük düşürücü sırları ortaya çıkarır. Öğretmeni Bay Herkabe, Malcolm filmi sınıfta gösterdikten sonra Milgram’ın deneyinden alıntı yapar.
  • 2005′te yayımlanan Oscar ödüllü belgesel (Türkçesi: Enron: Odadaki En Zeki Çocuklar), Enron şirketinin üst düzey yöneticilerinin davranışlarını açıklamak için Milgram’ın deneyine başvurular yapar.
  • 2006′da Alex Gibney tarafından yayımlanan The Human Behavior Experiments (Türkçesi: İnsan Davranışı Deneyleri) isimli belgesel Stanley Milgram, Phillip Zimbardo ve onların yaptığı araştırmanın sonuçlarını konu alır.The Human Behavior Experiments at IMDb.com. Accessed 4 October 2006.
  • 2006′da İngiltere’de yayımlanan The Heist (Türkçesi: Soygun) isimli televizyon programında, Derren Brown, bir “silahlı” soygun gerçekleştirmeye ikna etmeye çalıştığı katılımcılardan üst tura çıkacakları belirlemek için Milgram deneyini kullanır.
  • 2005 yayımlı ödüllü kısa film Atrocity (Türkçesi: Canavarlık), Milgram’ın deneyini canlandırır.
  • 2006 yayımlı anakuşak dizisi “Basic Instincts”‘de Milgram deneyi tekrarlanır; sonuçlar erkekler için neredeyse aynıdır. Deney bir de kadınlarla gerçekleştirilir, onların deneye devam etmeye az da olsa daha meyilli olduğu görülür. Fazladan bir öğretmenin dahil olarak arkadaş baskısı uyguladığı üçüncü bir deneyde, arkadaş baskısının deneyi durdurma konusunda Milgram’ın deneyine göre daha başarısız olduğu sonuçlar elde edilir.


Notlar


Yabancı dilde kaynaklar

  • Blass, Thomas. (2004), The Man Who Shocked the World: The Life and Legacy of Stanley Milgram (Türkçesi: Dünyayı Şok eden Adam: Stanley Milgram’ın Yaşamı ve Mirası). Basic Books ISBN 0-7382-0399-8).
  • Levine, Robert V. “Milgram’s Progress”. American Scientist. Temmuz-Ağustos, 2004.
    • “The Man Who Shocked the World: The Life and Legacy of Stanley Milgram” kitabının incelemesi. Thomas Blass. xxiv + 360 syf. Basic Books, 2004.
  • Miller, Arthur G., (1986). “The obedience experiments: A case study of controversy in social science” (Türkçesi: “İtaat Deneyleri: Toplumbilim Tartışmasında Bir Vaka İncelemesi”. New York : Praeger.
  • Parker, Ian, “Obedience” (Tüğrkçesi: İtaat). Granta. 71. sayı, Sonbahar 2000.
    • Milgram’ın gönüllülerinden biriyle röportaj içerir, ve çağımızda deney hakkındaki şüpheleri ve deneye olan ilgiyi tartışır.
  • Tarnow, Eugen, “Towards the Zero Accident Goal: Assisting the First Officer Monitor and Challenge Captain Errors” (Türkçesi: “Sıfır Kaza Hedefine Doğru: Kaptanı Gözlemlemesi ve Hatalarını Bildirmesi İçin İlk Yöneticiye Yardımcı Olmak”. Journal of Aviation/Aerospace Education and Research, 10(1).
  • Wu, William, “Practical Psychology: Compliance: The Milgram Experiment” (Türkçesi: “Uygulamalı Psikoloji: İtaat: Milgram Deneyi”).


Yabancı dilde videolar

  • Obedience to Authority (Türkçesi: Otoriteye İtaat)
  • Obedience, Milgram tarafından çekilen, deneyin siyah-beyaz görüntüleri. Dağıtım: The Pennsylvania State University Media Services.
  • The Milgram Re-enactment, 2002. Renkli. İtaat deneyinin bir koşulunun tam canlandırması. Konu bazlı çalşan İngiliz sanatçı Rod Dickinson tarafından çekildi.
  • Das Experiment (Türkçesi: Deney) Alman sinema filmi.
  • Atrocity, 2005. Deneyi canlandıran ödüllü kısa film.


Yabancı dilde dış bağlantılar

  • Stanley Milgram Redux, TBIYTB - description of a recent iteration of Milgram’s experiment at Yale University, published in “The Yale Hippolytic,” Jan. 22, 2007.
  • Behavioral Study of Obedience - Milgram’s journal article describing the experiment in, Journal of Abnormal and Social Psychology, 1963, Vol. 67, No. 4, 371-378
  • Synthesis of book A faithful synthesis of “Obedience to Authority” – Stanley Milgram
  • A personal account of a participant in the Milgram obedience experiments
  • Summary and evaluation of the 1963 obedience experiment
  • The Science of Evil from ABC News Primetime
  • Documentary filming of the Obedience experiment - on Google Video (45 minutes)
  • When Good People Do Evil Article in the Yale Alumni Magazine by Philip Zimbardo on the 45th anniversary of the Milgram experiment.
  • The Milgram Obedience Song Audio clips of the experiment set to music by Dan Wegner.
  • A Virtual Reprise of the Stanley Milgram Obedience Experiments Comparing responses in a virtual simulation with real-world responses.

MAT (Grup)


Tarihçe ve Genel Bilgi

MAT ilk olarak 1993 yılında Engin M. Yavuz, Fatih Aygün ve Korhan Uran’ın Galatasaray Lisesi’nde ortaokul yıllarında müzik yapmak için bir araya gelmesiyle ortaya çıktı. Başlarda grubun içindeki görev dağılımı sık sık değişti, şu anda vokalde ve lead gitarda bulunan Fatih o sırada davuldaydı,şu anda grupta olmayan Tuğrul ise o dönem grubun vokalistliğini yapıyordu. Grubun kendi bestelerinden oluşan ilk demosu Ocak 1997’de tünelde “Hey” isimli bir stüdyoda bu kadroyla kaydedilmişti.

Tuğrul ayrıldıktan sonra çalışmalarına 3 kişi olarak devam eden MAT üyeleri, Galatasaray Üniversitesi’nde beraberliklerini sürdürdü. Bu sırada gruptaki görev dağılımı da artık tamamen oturmuştu : Fatih lead gitar ve vokal, Engin lead gitar, Korhan bas gitar ve geri vokal. Grubun baterist arayışları ise devam etmekteydi.

Grup üyeleri 2002 yılında 50$’lık bir amfi, gri bir bilgisayar mikrofonu ve midi davullarla kaydını gerçekleştirdikleri “Ev yapımı” adlı demolarıyla Müzik Eseri Sahipleri Grubu (MSG) üyesi olarak bestelerinin ve şarkı sözlerinin haklarını tescil ettirdiler. Bu şarkılar içinde 1997 yılındaki kayıtlarda da yer alan “Tutsaklık” ve “İlk Sen” gibi parçalar ve yepyeni besteler yer aldı.

2003 yılının sonlarında sahne çalışmalarına hız verme kararı alan grup
GaRaJ’a'a verilen bir ilan sayesinde Onur Önder’i kadrosuna katıp, ekipmanını ve repertuarını tamamen yenileyerek bar çalışmalarına yöneldi. 2004 yılında Ex-Bronx, Cafe Guitar, Ohm, Pulp ve Alt Kemancı gibi mekanlarda ve çeşitli üniversitelerin festivallerinde boy gösterdi. Aynı yıl Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri tarafından, yönetmenliğini grubun ilk vokalisti Tuğrul’un üstlendiği ‘“MAT: Yeni Bir Hayat”‘ adlı grubu anlatan kısa bir film çekildi.

2003 Kasım ayında MAT kendi şarkıları ve bir Barış Manço cover’ından oluşan 4 şarkılık demosunun kayıtlarını tamamladı. Demo, audio cd formatında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Eskişehir’de çeşitli üniversiteler, müzik stüdyoları ve müzik mağazalarında ücretsiz dağıtıldı, aralık ayında siteye mp3 formatında eklendi. Aralık ayında Bilgi Üniversitesi Sinema Bölümü öğrencilerinden Ayşe Oğun yönetmenliğinde bir öğrenci grubu “Yosun” un klip çekimlerine başladı, klibin kurgusu ve montajı aralık sonunda Artun Topçudere tarafından tamamlandı, klip sitelerine eklendi. Grup bir plak şirketinden ilk ciddi teklifini yine bu dönemde aldı.

Yosunun klibi 2 Şubat 2005te ilk kez Güven Erkin Erkal ın sunduğu Yüxexes programında yayınlandı. Klip DreamTV yayın yönetmenlerince beğenilerek günlük rotasyona alındı. Ardından TRT“de Rock Market programıyla yayına girdi. Grubun demo kayıtlarındaki şarkılar pek çok radyo kanalının yayınında kendilerine yer buldu. Bu dönemde Pulp’ta birinci yılını kutlayan grup 10. Tuborg Roxy Müzik günlerinde ikinciliği aldı. Üniversite festivallerinin dahil olduğu pek çok konserde boy gösteren grup Kemancı’da düzenlenen Rock’n Dark konserine katılarak NumberOne TV yayın akışında yer aldı. Yine bu dönemde Herkes Biliyor un yaz aylarında raflarda yerini alacak Karma Karışık adlı bir derleme albümde yer alması için anlaşmaya varıldı.

MAT yazı takip eden dönemde İstanbul ’da Bronx, Irish Center, Life Roof, Balans gibi mekanlarda, İzmir ’de Kemancı, Bursa ’da Çaçaron Rock Bar, Eskişehir ’de Doors Park’ta konserler verdi, televizyon ve radyo programlarında ve yazılı basında yer almaya devam etti. 2006 ‘nın ilk haftasında Herkes Biliyor ‘un yer aldığı Karma Karışık piyasaya sürüldü.

MAT 2006 boyunca stüdyo kayıtlarını hazırladı. Kayıtlar RMS stüdyoları ve grubun kendi ortamında tamamlandı, mastering işlemi Çağlar Türkmen tarafından yapıldı. Aynı yıl grubun finansmanıyla Herkes Biliyor ‘a destroyMAT isimli bir animasyon klip hazırlandı. Klibin animasyonları pokeimam, sayko kemal, mukus leo, dayı ve kaykaycı çocuklar ve saykomatrix gibi animasyonlardan ve destroyonur isminden hatırlanabilecek destroycartoon’un yaratıcısı Onur Kek tarafından hazırlandı. Stüdyo çalışmaları biter bitmez canlı performans üzerine yoğunlaşan MAT 2006nın son günlerinde cumartesi geceleri sahne aldığı Pulp’ta aralık ayında çekilmiş canlı performans görüntülerden oluşan videolarını, Kolay Değil e bu videolardan hazırlanmış bir klibi ve destroyMATı video sayfasına ekledi.

Grup şu anda kurduğu Yosun adlı müzik yapım şirketinden çıkarmak üzere olduğu albümünün son çalışmalarını yapıyor. Bu çalışmalar kapsamında Kolay Değil ve İstanbul şarkılarına profesyonel klip çekme hazırlıklarını tamamlayan grubun klip çekimleri Ark Production ve yapımcı İlhan Kızılkaya ile, Artun Topcudere yönetmenliğinde gerçekleştirilecek.


Grup üyeleri

  • Fatih Aygün
Lead gitar ve vokal. 1979 doğumlu. Galatasaray Lisesi mezunu, Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’ne başladıktan sonra müzik çalışmalarının yoğunluğu nedeniyle bitiremedi. Şu anda İstanbul Üniversitesi öğrencisi.
Bateriyle başladığı müzik hayatında kısa sürede gitar ve vokale geçiş yaptı. Grupta halen lead gitar çalıyor ve vokal yapıyor. Bunun yanında beste yapıp söz de yazıyor.
  • Engin Murat Yavuz
Lead gitar. 1979 doğumlu. Galatasaray Lisesi mezunu, Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu. Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde master yapıyor. Grubun kuruluşundan beri lead gitar çalıyor.
  • Korhan Uran
Bas gitar ve geri vokal. 1979 doğumlu. Galatasaray Lisesi mezunu, Galatasaray Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu. Grubun albüm çıkarana kadar menajerlik ve organizasyon işleriyle ilgilendi. Bunun yanında grubun sitesinin kurucusu, forumlarının tasarlayıcısı..
  • Onur Önder
Bateri. Gruba 2003 sonunda katıldı.

Uzun yıllardır bateri çalıyor.


Ekipman


Enstrümanlar


Kayıt Cihazları


Çıkış üniteleri


Diğer


Bibliyografya


Demolar


Şarkılar

Kolay Değil - Sözler
Dinle

İstanbul - Sözler Dinle

Herkes Biliyor - Sözler
Dinle

Neden Bilmem - Sözler

Clementine - Dinle

Hiç Bırakma - Sözler Dinle

Zee - Dinle

İhanet - Sözler Dinle

Gibi Gibi - Sözler Dinle

Tutsaklık - Sözler Dinle

Yosun - Sözler
Dinle

Götür Beni - Sözler Dinle

Epi - Dinle


Videolar

Kolay Değil

Yosun

DestroyMAT

Buzuki

Yeni Bir Hayat Bölüm 1

Yeni Bir Hayat Bölüm 2


Dış Kaynaklar

[1]

[2]

[3]

Suna

Suna (Tadorna tadorna), ördekgiller (Anatidae) familyasından 58-71 cm boyunda, 110-133 cm kanat açıklığında ait bir ördek türü.

Yaşam alanları, sulak alanlardır. Beyaz ağırlıklı gövdesi sayesinde kolayca tanınan iri bir ördektir. Başı koyu yeşil, göğüs kuşağı kızıl, gagası ve bacakları pembedir.


Dış bağlantılar

  • RSPB A’dan Z’ye kuş rehberi
  • Videolar

Neurospora crassa

Neurospora crass, asklımantarlara ait bir kırmızı ekmek mantarı türüdür. “Sinir sporu” anlamına gelen Neurospora ismi sporların üzerindeki çizgilerin aksonlara benzemesinden dolayıdır.


Tarih

N. crassa, laboratuvarda kolay büyütülebildiği ve haploit hayat döngüsü genetik analizi kolay kıldığı için bilimde bir model organizma olarak ün yapmıştır. Neurospora genetiği üzerinde araştırma yapan Edwart Tatum ve George Wells Beadle Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazanmıştır. Beadle ve Tatum, N. crassa’yı X ışınlarına maruz bırakıp mutasyonlara yol açmış, sonra da belli enzimlerde bozukluklardan kaynaklanan metabolik bozukluklar gözlemlemişlerdir. Bu deneyler, iki araştırmacıyı belli genlerin belli proteinleri kodladığı sonucuna ulaştırmış, “bir gen, bir enzim” hipotezine ortaya çıkarmıştır. Enzimlerin birden fazla proteinden oluştuğu farkedilince bu deyim “bir gen, bir polipeptit” olarak değiştirilmiştir.

Neurospora’da yapılan araştırmalar genetik ve epigenetik susturmanın örneklerini göstermiş, ritmik sporülasyonun çalışılması sonucunda güncel ritim mekanızmasının anlaşılmasında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

N. crassa‘nın genomunun dizini 2003′te çözülmüştür. Yedi kromozomdan oluşan genom toplam 43 megabaz uzunluğunda olup yaklaşık 10.000 genden oluşmaktadır. Bu organizmadaki her bir gende ayrı birer mutasyon oluşturulmasını amaçlayan proje sürmektedir.

Doğal ortamında N. crassa tropik ve subtropikal bölgelerde yaşar. Orman yangınlarından sonra bitkilerin üzerinde büyüdüğü sıkça görülür.


Model organizma olarak avantajları

  • Genetik analiz yapmak kolaydır. Askosporların izole edilmesi yoluyla haploid hücreler kolayca elde edilebilir, tetrad analizi ile miyoz bölünmenin dört ürünü ayırdedilebilir. Ask ince uzun olduğu için Metafaz I’de birbirinden ayrılan hücreler yan yana dururlar. Bu özellik genlerin haritalanmasını yarar.
  • Konidyum adlı keselerde cinsiyetsiz sporlar üretilir. Bu sporlar ilginç Neurospora genotiplerinin izole edilmesini sağlar.
  • Genetik ve fizik kromozom haritaları mevcuttur.
  • Beslenme gereksinimleri basittir, büyüme hızı yüksek, kültürleme ucuz, jenerasyon süresi 3 haftadan kısadır.
  • Hayat döngüsünün vejetatif ve eşeysel evrelerinde farklı hücre tıpleri mevcuttur. Yaşamının çoğu haploit olduğu için gen ifadesini çalışmak kolaydır, baskın ve çekinik genler sorun yaratmaz.
  • Çeşitli moleküler ve genetik teknikler mevcuttur, örneğin ayarlanabilir promoterler, belli genomik konumlara DNA sokma yöntemleri, ve gerekli gen mutasyonlarının ölümcül olmamasını sağlama yöntemleri gibi.
  • Bilimsel camiaya açık, on binden fazla suştan oluşan bir kültür koleksiyonu gen mutasyonları, kromozom düzenlenmeleri ve doğal populasyonlardan izolatlar içermektedir.
  • Genetik transformasyon çok verimli olarak yapılabilir. Yeni genlerin nakavt mutasyonları genom projesi dahilinde sipariş edilebilir.
  • Pek çok millete yayılmış bir araştırma komünitesi bilimsel kaynaklarını ve sonuçlarını paylaşmaktadır.


Kaynaklar

  • Trans-NIH Neurospora Initiative (İngilizce)


Dış bağlantılar

  • The Neurospora Homepage
  • The Neurospora Compendium
  • Neurospora crassa Release 7
  • Neurospora Genome Project
  • Neurospora Initiative
  • Neurospora’nın hayat döngüsü
  • TAXONOMIC CLASSIFICATION: AN OVERVIEW
  • videolar

Ashlee Simpson

Ashlee Nicole Simpson (3 Ekim, 1984 doğumlu) ABD’li, pop rock türünde şarkıcı ve sözyazarı, ve aktris. Pop yıldızı Jessica Simpson’ın kardeşi.

İlk albümü Autobiography ve eş zamanlı olarak MTV’de gösterilen reality show, Ashlee Simpson Show ile 2004 senesinde önemli bir başarı kazandı. Ekim 2004 Saturday Night Live’da önceden kaydedilmiş kayıttan performans verdiği anlaşıldı. Başarısız bir film olan Undiscovered ile beyaz perdede görülen Ashlee Simpson, 2005′te ikinci albümü I Am Me’yi çıkardı ve bir kez daha listelerde üst sıralara tırmandı. Chicago müzikalinin Londra’daki sahnelenişinde Roxie Hart rolünü oynadı. Şu anda üçüncü albümü üzerinde çalışıyor.


Biyografisi


İlk Yılları

Teksas, Dallas’ın bir banliyosu olan Richardson’da doğdu. Joe Truett Simpson ve Tina Ann Drew’in kızı. Henüz daha üç yaşındayken baleye başladı ve 11 yaşında New York City’deki School of American Ballet’e kabul edildi. (En düşük alınma yaşı 12 idi, ama Joe Simpson, okula kabul edilmesi için kızının yaşını büyük gösterdi)Leeds, Jeff. The New York Times, “Who Wants to Be a New Simpson?”, 3 Ekim 2004.) Tam bu zamanlarda Anoreksi hastalığına yakalandı; hastalık 6 ay sürdü ve 32 kiloya düştü (1.58cm. boyunda iken). .Stephen M. Silverman, “Ashlee Simpson: I Had ‘Minor’ Eating Disorder”, People.aol.com, Aralık 8, 2005. Ablası Jessica bir albüm anlaşması yapınca Simpson ailesi, Los Angeles, California’ya taşındı, Ashlee burada reklamlarda oynamaya başladı. Jessica ilk albümünü çıkarttığında bir yıldız olunca Ashlee onun arka plandaki dansçılarından biri olmuştu. Bir süre sonra TV dizilerinde ve filmlerde görünmeye başladı, bunların içinde popüler sitcom Malcolm in the Middle’da aldığı bir konuk oyunculuk ile, 2002 senesinde The Hot Chick isimli filmde aldığı ufak rol de vardır. 7th Heaven (Kalabalık ve Mutlu) dizisinde ise ana rollerden birini almayı başarmıştı. 2003 yazında MTV show’u TRL’de VJlik yaptı ardından da Freaky Friday isimli film için “Just Let Me Cry” isminde bir soundtrack kaydetti. Sonunda, Simpson, Geffen Records ile bir albüm anlaşması yaptı


İlk Albümü ve Reality Show’u

İlk Albümü Autuobiography, ABD listelerine Temmuz 2004′te 398.000 adet satarak bir numaradan giriş yaptı. Albüm Eylül 2004′te 3 platinyum aldı. Simpson albümdeki tüm şarkıları kendisi yazmıştı, bir röportajda bu albümdeki şarkıların kendi dugularını ifade ettiğini söylemişti. Ama eleştiriler karışıktı. Rolling Stones yazarı Peter Relic, Autobiography için “Avril-vari brat pop ile Sherly Crow rock’ının sıradan bir karışımı”. Rolling Stones Ağustos 27, 2005 E! Online “Eğer sizi yerinizden hoplatmazsa, en azından şaşırtacak bir albüm”.”E! Online Autobiography review 7 Eylül 2005 yazmıştı! Albümün çıkış parçası “Pieces of Me” ABD’de o yazın en başarılı şarkısıydı, ve her yerde iyi bir satış yakalamıştı. Fakat ardından gelen single’lar “Shadow” ve “La La” ise daha az başarılıydı.

Simpson arada sırada, ablası Jessica ve o dönemdeki kocası Nick Lachey’nin evlilik yaşamlarını anlatan reality show Newlyweds’te görünüyordu. Kendi müzik kariyerinin başlaması ile, kendi MTV reality show’u “The Ashlee Simpson Show”, 2004 yazında gösterilmeye başladı ve iki sezon sürdü. Show, albümün yazım, kayıt ve performans sürecini konu aldığı kadar Ashlee’nin özel yaşamını da ekrana yansıtmaktaydı.

Canlı performanslarda Ashlee’nin arkasında çalan grup üyeleri Ray Brady (gitar), Braxton Olita (gitar), Joey Kaimana (bass guitar—2004ten 2005e kadar Zach Kennedy onun yerine çaldı), Chris James (keyboard ve vokaller—2004ün sonlarından 2005e Lucy Walsh onun yerini aldı), ve Chris Fox (davul).


SNL Olayı

Ashlee Simpson’un 2004′te Saturday Night Live’da yaşadıkları pek çok tartışmaya yol açtı.

23 Ekim 2004′te Saturday Night Live’a konuk olmuştu. Program formatına göre, 2 şarkı seslendirmesi gerekmekteydi. İlk şarkısı, Pieces of Me’yi problemsiz bir şekilde söyledi. Fakat, ardından “Autobiography” isimli daha az bilinen şarkıyı söyleyecekken, Pieces of Me -onun söylediği kısımlar dahil- yeniden çalmaya başladı, üstelik mikrofon şarkıyı onun söylemediği açık bir şekilde, ağzından uzaktaydı. Ashlee, düzensiz bir dans ile sahneyi terk etti ve kanal reklam arası verdi.

Ashlee, program kapanışında grubunun yanlış şarkıyı çaldığını söyledi, ama çoğunlukla sahnede lip synch yaptığı, yani sesinin arkadan verildiği ve onun dudaklarını şarkı söylüyormuş gibi oynattığı iddia ediliyordu.

Ekimin 25inde MTV’de TRL’e yaptığı canlı telefon bağlantısında, durumu açıklığa kavuşturdu. Reflü (daha önce Ashlee Simpson Show’da da gösterilen) hastalığından dolayı o günlerde sıkıntı çekmekteydi ve doktoru ona kesinlikle şarkı söylememesini tavsiye etmişti. Zaten sesini tamamen kaybetmişti. Babası ve menejeri Joe, ona sesi arkadan vokal sesi vererek bu performansı yapabileceğini söylemişti. Fakat işler bekledikleri gibi gitmemişti. Olay hakkında “Kendimi küçük düşürdüm” diyordu. Açıklamaya göre davulcu bir tuşa basarak vokal kaydının girmesini sağlayacaktı fakat yanlış tuşa basarak yanlış şarkının çalmasına sebep olmuştu. Vineyard, Jennifer. “Ashlee Blames Gastric Distress For ‘SNL’ Lip-Synch Snafu”, MTV News, 25 Ekim 2004.

25 Ekimde Radio Music Awards’ta verdiği performansta, olayla ilgili bir şaka yaptı ve sanki yine SNL’deki olay tekrarlanıyormuş gibi yaptı ama ardından bu kez arkadan çalan herhangi bir vokal parçası olmadan performansı verdi.


2005′in başları

4 Ocak 2005′te, Simpson, Miami, Florida’da Orange Bowl devre arası gösterisinde “La La” isimli parçasını seslendirdi, performansı bittiğinde 72000den fazla seyircinin çoğu onu yuhaladılar. Orange Bowl temsilcileri performanstan son derece memnun olduklarını ve yuhalamanın SNL olayına bir tepki olabileceğini belirttiler, kimileriyse, Orange Bowl izleyicilerinin Ashlee Simpson’ın hedef kitlesine uzak olmasını sebep gösterdiler. MTV - Orange Bowl halftime show story. Ağustos 27, 2005.

Orange Bowl performansının ardından bir İnternet İmza kampanyası sitesi PetitionOnline.com’da açılan ona karşı kampanya “Lütfen Ashlee’yi Durdurun” en aktif kampanyalardan biri oldu. Simpson konuyla ilgili “Bu güzel bir şey. Her müziğin hayranı olmak zorunda değilsiniz” diyerek kendi hayranlarından gelen desteği referans gösterdi.Sun Herald - Simpson comments about petition. Agustos 27, 2005. Bu sıralarda Cosmopolitan dergisi Ashlee’yi kapağına koyup, “Yılın Hayran Korkusu Olmayan Kadını” seçti

Simpson, Şubat ortalarından Nisan 2005′e kadar süren ilk Amerika geneli turnesine çıktı, turnede Pepper’s Ghost ve The Click Five ön gruplarıydı. Autobiography’e ek olarak turnede yeni şarkılar da söyledi. Bu turneyle birlikte Ashlee Sİmpson Show’un da sonu geldi.


Film, İkinci Albüm ve Tiyatro

Simpson, Undiscovered isimli filmde bir yardımcı oyuncu rolünü oynadı. Bağımsız film, Ağustos 2005′te sinemalarda gösterime girdi, Simpson’ın oynadığı sahneler 2004′ün sonlarında çekilmişti. Eleştirmenler Simpson’ın performansını gayet iyi bulmuştular, ama filmi hiç beğenmemiştiler. Radikal Gazetesi 28/07/2006Metacritic.com - Undiscovered reviews. 27 Ağustos 2005.Film ilk haftasında bile ilk 10a giremedi ve sadece 676,048$ hasılat yaptı. Film Türkiye’de de D Productions tarafından Beni Keşfet ismiyle 28.07.2006′da vizyona sokuldu.

Simpson’ın ikinci albümü I Am Me, 18 Ekim 2005′te ABD’de piyasaya çıktı. Albüme 80lerden bir hava katmak istiyordu, ilk albümün tersine konusu ilişkilerinden çok kendisine odaklanmıştı. I Am Me, Amerika’da 220.000 satarak ilk haftasında birinci oldu, ama satışlar hızla düştü. Ocak 2006′da henüz bir milyon satışa ulaşamamıştı. Ilk single Boyfriend, Bilboard Hot 100′de ilk 20e girdi ve pek çok yerde aynı başarıya ulaştı. İkinci single, L.O.V.E. ABD top 40′ına girdi, başarısı Missy Elliot’la yaptığı R&B/HipHop remixi ile desteklendi. MTV’de sıkça gösterilen video, o güne kadar TRL’de Ashlee’nin gösterdiği en büyük başarıyı gösterdi.

Nisan 2006′da MTV Avustralya Müzik Ödüllerini sundu. Hemen ardından da burnundan estetik ameliyat oldu ve aynı ödül töreninde En İyi Kadın Şarkıcı ve En İyi Pop Videosu (Boyfriend) ödüllerini kazandı. Bununla birlikte Nisan’da I Am Me albümü 1 milyon satışa ulaşarak Platinyum ödülü kazandı.

I Am Me’nin içinde ekstra Jaded Era coverı Invisible’ın bulunduğu yeni bir versiyonu piyasaya sunulacağı açıklanmıştı, fakat bu gerçekleşmedi. Bu albüm piyasaya çıkmamış olsa da, albümden ilk video Invisible 19 Haziran 2006′da yayınlandı.Daha sonra Invisible tek başına single olarak yayınlandı.

Simpson, Temmuz’da biten turnesinin ardından, üçüncü albüm için henüz erken olduğunu ve kendisine yaratıcılık için zaman tanıyıp bu sırada senaryoları gözden geçirip oyunculuk kariyerini geliştireceğini söyledi. Ardından 25 Eylül’de perdelerini açıp 28 Ekim’e kadar süren Chicago müzikalinin Londra’daki sahnelenişinde Roxie Hart rolünü oynadı ve eleştirmenlerden iyi not aldı. “Peter Law, “Ashlee Simpson ‘rox’ the West End”, thisislocallondon.co.uk, September 28, 2006.


Üçüncü Albüm

2006 yılının Kasım’ında Simpson yapımcılarıyla görüşüp yeni albümü için çalışmalara başlayacağını duyurdu. Simpson ayrıca, daha önce Chicago müzikaline katılmış olan The Cure grubundan Robert Smith ile de çalışmak istediğini belirtti.

Yapımcı Ron Fair Aralık 2006′da Simpson’ın bir sonraki albümü için çalışmanın medya baskısı ve önyargılardan dolayı fazlasıyla hassas bir iş olduğunu, fakat Geffen Records’un bunu aşmak için ona yardım edeceğini çünkü “onun duyulmayı ve yeni bir şansı hakkettiğini” söyledi. MTV News 6 Aralık 2006

1 Şubat 2007′de MTV’de yayınlanan TRL programında Tom Petty, Pharrell Williams, Linda Perry, India Arie ve Will.I.Am gibi isimlerin Simpson’a üçüncü albümde yardım edecekleri açıklandı. Albümün Ekim 2007′de piyasaya çıkması bekleniyor.


İmajı ve Özel Yaşamı

Simpson kızkardeşinden oldukça farklı bir imajı benimsemişti. Daha önceden Jessica gibi sarı olan saçlarını, MTV’deki reality show’u esnasında siyaha boyatmıştı, ama bir senelik bu süreçten sonra 2005′te saçları asıl rengi olan sarıya geri döndü. Ayrıca Simpson’ın şarkıları kardeşinden farklı olarak rock elementlerine dayalı, zaten çoğunlukla “punk”-tarzı, kimi zaman üzerinde grup isimleri olan t-shirtlerle görülebilmekte. El ve ayak tırnakları tipik siyah oje ile boyalı ve üç tane dövmesi var: bir bileğinde yıldız, ayakbileğinde iki kiraz ve diğer bileğinde “love” yazısı.
Görünüşünde sık sık değişiklikler yapmaktadır ve artık daha “şık” görünüşler seçse de bir yandan konserlerinde hala “punk” tarzını korumaktadır.

Vokalleri, müzik tarzına uygun olarak “raspa” veya “gırtlaktan” olarak tarif edilebilir ki bu kardeşinin tarzına çok uzaktır.

Kardeşi ile birlikte ünlü moda eleştirmeni Mr.Blackwell’in hazırladığı listede 2004 senesinin en kötü giyinen ünlüleri seçilmişlerdir. Blackwell “o ikisi zevksizliğin genetik olduğunu kanıtladılar” diye yazmıştır.

Seks yaşamını konuşmayı reddetmektedir, zira bu konunun “süper-kişisel” olduğunu söylemektedir. Patty Adams, “The Sister Who Rocks”, YM, Eylül 2004, sayfa 112–117. Aktör Josh Henderson ile ilişkisi iki sene sürmüştür ve Ashlee Simpson Show’un ilk bölümünde bu ilişki sona ermiştir. Kısa süre sonra şarkıcı Ryan Cabrera ile birlikte olan Simpson, aynı zamanda onun “On the Way Down” isimli videosunda da oynamıştır. İkisinin 2004 Ağustos’unda yoğun programları sebebi ile ayrıldıkları rapor edilmiştir; Simpson hala arkadaş olduklarını söylemektedir, fakat söylentiler Ashlee’nin Ryan’ın The Veronicas üyesi Lisa Origliasso ile olmasından hoşnut olmadığından bahsetmektedir.

2005′te, Simpson’ın Lindsay Lohan’dan erkek arkadaşı oyuncu Wilmer Valderrama’yı çaldığı ve Ashlee’nin şarkısı Boyfriend’in de bu durumla ilgili olduğu söylentisi ortaya atılmıştı, onun konuyla ilişkin açıklaması ise şarkının “her kızın mutlaka birilerinin onun sevgilisini çaldığını düşünmesi ve bu durumun son derece komik olduğu”yla ilgili olduğuydu.Ashlee Simpson Explains ‘Tipsy’ Behavior, Reveals New Boyfriend. Retrieved MTV News, Şubat 3, 2006. Valderrama ise bir radyo programında, Ashlee ile yattığını ama Lindsay’i terk etmesinin onunla ilgisi olmadığını söylemiştir.

2005 kasımında, Simpson Toronto,Kanada’da bir McDonald’s restoranında sarhoş görüntülenmiştir ve videoda bir çalışanla kavga etmekte ve bir müşteriye -ayağını öpmediği için- imzalı fotoğraf vermeyi reddetmektedir, daha sonra Elle dergisine yaptığı açıklamada o akşam “kafasının güzel” olduğunu ve müşterinin önce ona hakaret ettiğini sonra kim olduğunu anlayınca da imzalı fotoğraf istediğini anlatmıştır. Bu olaydan sonra kendisini “daha büyümüş-olgunlaşmış” hissettiğini söylemiştir.

Şubat 2006′da MTV TRL ödüllerinde Simpson’a, kariyerindeki yükseliş ve düşüşlere ve tüm bunlara rağmen listelerde 1 numara olabilen albümler yapabilmesine övgü olarak “Bounce-back” artist (geri-sıçrama) ödülü verilmiştir.

Nisan 2006′da magazin dergileri ve blogları; bir burun operasyonu geçirdiğine dair haberler yayınlamışlardır. Kendisine sorulduğundaysa bunları ne doğrulamış ne de yalanlamıştır.
Haziran 2006′da Simpson’a Playboy dergisi çıplak poz vermesi karşılığında 4 milyon $ teklif etmiştir, fakat Simpson bu teklifi reddetmiştir.Contact Music 28/06/2006

Gitaristi olan Braxton Olita ile süren 1,5 yıllık beraberliklerinin ardından Eylül 2006 başlarında, Olita’nın kendisine yönelttiği imajında yaptığı değişikliklerle ilgili sert eleştiriler sebebi ile ayrılan Simpson, son olarak Fall Out Boy grubunun basçısı Pete Wentz ile birlikte görüntülenmiştir, fakat aralarında bir ilişki olduğunu reddetmektedirler.


Eleştiriler

Simpson’ın az bir şarkı söyleme yeteneğine sahip “manifaktüre” bir şarkıcı olduğu yönünde tartışmalar vardır.JENNY ELISCU, Rolling Stone Magazine Hakkındaki olumsuz eleştiriler genelde SNL ve Orange Bowl olaylarına dayanmaktadır.

2006 Altın Ahududu (Razzie) Ödüllerinde Undiscovered’daki rolüyle “En Kötü Yardımcı Kadın Oyuncu” dalında aday gösterilmiştir. Fakat ödülü House of Wax filmindeki rolüyle Paris Hilton’a kaptırmıştır.

Marie Claire dergisinin 2006 ortalarında bir sayısında “Ashlee Simpson;Hollywood’un çarpık güzellik anlayışına karşı çıkıyor.” başlığıyla kapakta yer almış ve kadınların kendi bedenlerinden memnun olmaları gerektiğini anlatmıştı, fakat aynı ay içinde kendisi estetik operasyon yaptırarak okuyucuların tepkisine yol açmıştı. (Aynı röportaj derginin Türkçe basımının Ağustos 2006 sayısında da yer almıştır.)

Son zamanlarda gittikçe ablası Jessica’ya benzemek istiyor olduğu söylenerek eleştirilmektedir. Saçlarını tekrar sarı yapması ve geçirdiği estekik operasyonlar bu eleştirilere yol açmıştır. Özellikle kendi hayran kitlesi tarafından fazlasıyla eleştirilmiş ve “artık eskisi gibi olmamak”la suçlanmıştır.


Albümler


Autobiography(2003)

  1. Autobiography
  2. Pieces Of Me
  3. Shadow
  4. La La
  5. Love Makes The World Go Round
  6. Better Off
  7. Love Me For Me
  8. Surrender
  9. Unreachable
  10. Nothing New
  11. Giving It All Away
  12. Undiscovered

Bonus Parçalar

  1. “Harder Everyday”
  2. “Sorry”
  3. “Endless Summer”


I Am Me(2005)

  1. Boyfriend
  2. In Another Life
  3. Beautifully Broken
  4. L.O.V.E.
  5. Coming Back For More
  6. Dancing Alone
  7. Burnin Up
  8. Catch Me When I Fall
  9. I Am Me
  10. Eyes Wide Open
  11. Say Goodbye

İkinci Versiyon

  1. “Invisible”
  2. “Kicking And Screaming”
  3. “Van Gogh”
  4. “It Happened (What Could I Had Done?)”

Bonus Parçalar

  1. “Kicking And Screaming” (Sadece Avrupa ve Japonya)
  2. “Fall In Love With Me” (Sadece Avrupa ve Japonya. Ayrıca ABD önsipariş cdlerinde)
  3. “Get Nasty” (Sadece Japonya)


Videolar

1. Pieces of Me

2. Shadow

3. LaLa

4. Boyfriend

5. L.O.V.E.

6. Invisible


Filmografi

Undiscovered (2005) türkçe ismi Beni Keşfet Clea rolünde

The Hot Chick (2002) türkçe ismi Ateşli Piliç Monique rolünde (konuk oyuncu)


Televizyon

Ashlee Simpson Show TV Dizisi, MTV

7th Heaven türkçe ismi Kalabalık ve Mutlu Cecilia Smith rolünde(2002-2004) TRT

Malcolm in the Middle (Konuk oyuncu) CNBC-e


Dış Bağlantılar

  • Ashlee Simpson Resmi Sitesi
  • AshleeSimpson.net - ‘Hayran Sitesi’
  • Ashlee Net
  • McDonald’s olayının videosu
  • Saturday Night Live olayının videosu
  • Ashlee Simpson Şarkı Sözleri


Notlar

Neurospora crassa

Neurospora crass, asklımantarlara ait bir kırmızı ekmek mantarı türüdür. “Sinir sporu” anlamına gelen Neurospora ismi sporların üzerindeki çizgilerin aksonlara benzemesinden dolayıdır.


Tarih

N. crassa, laboratuvarda kolay büyütülebildiği ve haploit hayat döngüsü genetik analizi kolay kıldığı için bilimde bir model organizma olarak ün yapmıştır. Neurospora genetiği üzerinde araştırma yapan Edwart Tatum ve George Wells Beadle Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazanmıştır. Beadle ve Tatum, N. crassa’yı X ışınlarına maruz bırakıp mutasyonlara yol açmış, sonra da belli enzimlerde bozukluklardan kaynaklanan metabolik bozukluklar gözlemlemişlerdir. Bu deneyler, iki araştırmacıyı belli genlerin belli proteinleri kodladığı sonucuna ulaştırmış, “bir gen, bir enzim” hipotezine ortaya çıkarmıştır. Enzimlerin birden fazla proteinden oluştuğu farkedilince bu deyim “bir gen, bir polipeptit” olarak değiştirilmiştir.

Neurospora’da yapılan araştırmalar genetik ve epigenetik susturmanın örneklerini göstermiş, ritmik sporülasyonun çalışılması sonucunda güncel ritim mekanızmasının anlaşılmasında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

N. crassa‘nın genomunun dizini 2003′te çözülmüştür. Yedi kromozomdan oluşan genom toplam 43 megabaz uzunluğunda olup yaklaşık 10.000 genden oluşmaktadır. Bu organizmadaki her bir gende ayrı birer mutasyon oluşturulmasını amaçlayan proje sürmektedir.

Doğal ortamında N. crassa tropik ve subtropikal bölgelerde yaşar. Orman yangınlarından sonra bitkilerin üzerinde büyüdüğü sıkça görülür.


Model organizma olarak avantajları

  • Genetik analiz yapmak kolaydır. Askosporların izole edilmesi yoluyla haploid hücreler kolayca elde edilebilir, tetrad analizi ile miyoz bölünmenin dört ürünü ayırdedilebilir. Ask ince uzun olduğu için Metafaz I’de birbirinden ayrılan hücreler yan yana dururlar. Bu özellik genlerin haritalanmasını yarar.
  • Konidyum adlı keselerde cinsiyetsiz sporlar üretilir. Bu sporlar ilginç Neurospora genotiplerinin izole edilmesini sağlar.
  • Genetik ve fizik kromozom haritaları mevcuttur.
  • Beslenme gereksinimleri basittir, büyüme hızı yüksek, kültürleme ucuz, jenerasyon süresi 3 haftadan kısadır.
  • Hayat döngüsünün vejetatif ve eşeysel evrelerinde farklı hücre tıpleri mevcuttur. Yaşamının çoğu haploit olduğu için gen ifadesini çalışmak kolaydır, baskın ve çekinik genler sorun yaratmaz.
  • Çeşitli moleküler ve genetik teknikler mevcuttur, örneğin ayarlanabilir promoterler, belli genomik konumlara DNA sokma yöntemleri, ve gerekli gen mutasyonlarının ölümcül olmamasını sağlama yöntemleri gibi.
  • Bilimsel camiaya açık, on binden fazla suştan oluşan bir kültür koleksiyonu gen mutasyonları, kromozom düzenlenmeleri ve doğal populasyonlardan izolatlar içermektedir.
  • Genetik transformasyon çok verimli olarak yapılabilir. Yeni genlerin nakavt mutasyonları genom projesi dahilinde sipariş edilebilir.
  • Pek çok millete yayılmış bir araştırma komünitesi bilimsel kaynaklarını ve sonuçlarını paylaşmaktadır.


Kaynaklar

  • Trans-NIH Neurospora Initiative (İngilizce)


Dış bağlantılar

  • The Neurospora Homepage
  • The Neurospora Compendium
  • Neurospora crassa Release 7
  • Neurospora Genome Project
  • Neurospora Initiative
  • Neurospora’nın hayat döngüsü
  • TAXONOMIC CLASSIFICATION: AN OVERVIEW
  • videolar

Skolyoz

Skolyoz, omurganın göğüs (thoracic) veya bel (lumbar) bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğriliğidir. Tek başına olabileceği gibi, kifoz (arkadan öne doğru anormal bir eğrilik) ile beraber de görülebilir (Kifoskolyoz).Omurga’nın Yana Doğru Eğriliği (Skolyoz)

  • Türkiye’de 2,5 milyon skolyoz hastası mevcuttur.Skolyoz hastaları üzerine Türkiye’de yapılmış özel araştırma olmasa da ortopedi uzmanlarının birleştikleri nokta, hastalığın kız çocuklarında çok daha sık görüldüğü. Fakat bunun sebebi henüz bilinmiyor. Özellikle 20 dereceyi geçen skolyozlar kızlarda erkeklere oranla 8 kat fazla görülüyor.Aksiyon Dergisi


Nedenleri

Skolyoz çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabimaktedir. Mesela spastik çocuklarda ya da çocukluk çağında felç geçirenlerde görülmaktedir. Ancak sıklıkla kaşılaşılan skolyozlar, daha çok 10’lu yaşlarda ortaya çıkan ve nedeni tam olarak halen bilinmeyen (idiyopatik) grupta görülen skolyozlar ile anne karnındaki etmenler nedeniyle ortaya çıkan ve doğuştan itibaren bulgu veren doğumsal (konjenital) skolyozlardır. Birincinin nedenini tam olarak bilinmemektedir. Konjenital skolyoza ise gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksikliklerinin neden olduğu düşünülmektedir.Skolyoz,soru ve cevap

  • Doğuştan olabilir (konjenital). Bu durum genellikle omurgadaki bir kusura veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlıdır.
  • Polio (çocuk felci), beyin felci veya kas distrofisi (erimesi) gibi durumlara bağlı olarak kasların felci sonucunda oluşabilir.
  • İdiyopatik (nedeni bilinmeyen) olabilir. Daha önce düzgün olan bir omurgada, bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkabilir.


Bulguları

  • Omurganın yana doğru eğriliği
  • Omuz ve kalçaların simetrik durmaması
  • Birinci eğriliği karşılayıcı ikinci bir eğri varlığı
  • Sırt ve/veya bel ağrısı
  • Yorgunluk
  • Nefes darlığı


Testler

Fizik muayene sırasında, hasta öne doğru eğildiğinde eğrilik daha belirgin gözükür. Farklı pozisyonlarda omurga röntgenleri ve skolyozometre (omurganın eğrilik miktarını ölçen bir alet) ölçümleri, skolyozun miktarını belirleyebilmek için yapılabilecek testlerdir.


Türleri

Skolyoz hastalığı üç sınıfa ayrılır. Bunlar;

  • Non strüktürel
  • Geçici strüktürel
  • Strüktürel skolyozdur.


Ayrıca bakınız

  • Kifoz
  • Lordoz


Kaynakça


Dış bağlantılar

  • http://www.scoliosis.org
  • Scoliosis Support - Skolyoz forumları
  • http://www.spinekids.com SpineKIDS
  • Çocuklarda skolyozu önlemek için videolar
  • Skolyoz hakkında
  • Skolyoz dünyasından

The Gathering (grup)

Hollanda’lı, müzik basınının deyimiyle senfonik metal, kendi deyimleriyle atmosferik trip-rock grubu. Bir doom metal grubu olarak başlayan The Gathering, Mandylion albümünde gruba katılan Anneke van Giersbergen ile ideal kadrosunu kurdu ve peşpeşe hepsi müzik eleştirmenlerince övgü toplayan albümler yayımlamaya başladı. Ancak ticari olarak giderek düşen bir satış grafiğine sahiptirler. Kadın vokal kullanımından dolayı çoğu zaman Lacuna Coil, Nightwish ve Evanescence gibi gruplarla karşılaştırılsalar da, aslında bu gruplardan son derece farklı, çok daha minimalist, atmosferik ve progresif bir müzikleri vardır.

Grubun son albümü, Home, AllMusic Guide’dan peşpeşe 5 üzerinden 4,5 yıldız alan 5. stüdyo albümleridir.

5 Haziran 2007′de, solist Anneke van Giersbergen, yeni kurduğu “Agua de Annique” adlı bir gruba yoğunlaşmak üzere Ağustos ayında The Gathering’i terk edeceğini açıkladı. The Gathering, bu haberi takiben yeni erkek ve/veya kadın vokaller aradığını bildiren bir mesajı web sitelerinde yayınladı.


Grup Üyeleri


Mevcut Üyeler

  • René Rutten - Gitar
  • Hans Rutten - Davul
  • Anneke van Giersbergen - Vokal (Ağustos 2007′e kadar)
  • Marjolein Kooijman - Bas
  • Frank Boeijen - Klavye


Eski Üyeler/Stüdyo Müzisyenleri

  • Bart Smits - Vokal
  • Niels Duffhués
  • Jelmer Wiersma
  • Martine van Loon - Vokal
  • Hugo Geerligs - Bas


Diskografi


Stüdyo Albümleri

1993 Always
1994 Almost A Dance
1995 Mandylion
1997 Nighttime Birds
1999 How to Measure A Planet?
2000 If_Then_Else
2002 Black Light District (EP)
2003 Souvenirs
2006 Home


Konser Albümleri

2000 Superheat
2004 Sleepy Buildings - A Semi Acoustic Evening


DVDler ve Videolar

2003 In Motion
2005 A Sound Relief
2007 A Noise Severe

Skolyoz

Skolyoz, omurganın göğüs (thoracic) veya bel (lumbar) bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğriliğidir. Tek başına olabileceği gibi, kifoz (arkadan öne doğru anormal bir eğrilik) ile beraber de görülebilir (Kifoskolyoz).Omurga’nın Yana Doğru Eğriliği (Skolyoz)

  • Türkiye’de 2,5 milyon skolyoz hastası mevcuttur.Skolyoz hastaları üzerine Türkiye’de yapılmış özel araştırma olmasa da ortopedi uzmanlarının birleştikleri nokta, hastalığın kız çocuklarında çok daha sık görüldüğü. Fakat bunun sebebi henüz bilinmiyor. Özellikle 20 dereceyi geçen skolyozlar kızlarda erkeklere oranla 8 kat fazla görülüyor.Aksiyon Dergisi


Nedenleri

Skolyoz çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabimaktedir. Mesela spastik çocuklarda ya da çocukluk çağında felç geçirenlerde görülmaktedir. Ancak sıklıkla kaşılaşılan skolyozlar, daha çok 10’lu yaşlarda ortaya çıkan ve nedeni tam olarak halen bilinmeyen (idiyopatik) grupta görülen skolyozlar ile anne karnındaki etmenler nedeniyle ortaya çıkan ve doğuştan itibaren bulgu veren doğumsal (konjenital) skolyozlardır. Birincinin nedenini tam olarak bilinmemektedir. Konjenital skolyoza ise gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksikliklerinin neden olduğu düşünülmektedir.Skolyoz,soru ve cevap

  • Doğuştan olabilir (konjenital). Bu durum genellikle omurgadaki bir kusura veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlıdır.
  • Polio (çocuk felci), beyin felci veya kas distrofisi (erimesi) gibi durumlara bağlı olarak kasların felci sonucunda oluşabilir.
  • İdiyopatik (nedeni bilinmeyen) olabilir. Daha önce düzgün olan bir omurgada, bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkabilir.


Bulguları

  • Omurganın yana doğru eğriliği
  • Omuz ve kalçaların simetrik durmaması
  • Birinci eğriliği karşılayıcı ikinci bir eğri varlığı
  • Sırt ve/veya bel ağrısı
  • Yorgunluk
  • Nefes darlığı


Testler

Fizik muayene sırasında, hasta öne doğru eğildiğinde eğrilik daha belirgin gözükür. Farklı pozisyonlarda omurga röntgenleri ve skolyozometre (omurganın eğrilik miktarını ölçen bir alet) ölçümleri, skolyozun miktarını belirleyebilmek için yapılabilecek testlerdir.


Türleri

Skolyoz hastalığı üç sınıfa ayrılır. Bunlar;

  • Non strüktürel
  • Geçici strüktürel
  • Strüktürel skolyozdur.


Ayrıca bakınız

  • Kifoz
  • Lordoz


Kaynakça


Dış bağlantılar

  • http://www.scoliosis.org
  • Scoliosis Support - Skolyoz forumları
  • http://www.spinekids.com SpineKIDS
  • Çocuklarda skolyozu önlemek için videolar
  • Skolyoz hakkında
  • Skolyoz dünyasından

Ege Berensel

1968 yılında Muğla’da doğdu. ODTÜ Elektrik Elektronik, Endüstriyel Tasarım bölümlerinde okudu. Ulus Baker ile birlikte Öteki Yayınları için “Sinema” “Anarşizm” ve “Deleuze Dersleri” dizilerinin editörlüğünü yaptı. Sinema dergisi 25. Kare’nin kurucularındandır. Şiirleri, yazıları ve çevirileri Edebiyat ve Eleştiri, Zinhar, Siyahi ; sinema yazıları 25 Kare, Sinemasal, Kısa Devre, gibi dergilerde yayınlandı. Yaptığı deneysel videolar ve belgeseller, çeşitli ulusal ve uluslar arası yarışmalarda ödüller aldı. Angela Melitopoulos ve Maurizio Lazzarato’yla birlikte bir film yapma kolektifi olan “Timescapes” projesinde yer aldı. Bu gurubun ürettiği B-ZONE: Becoming Europe and Beyond (B-BÖLGESİ: Avrupa Oluş ve Ötesi) adlı kitabın yazarlarındandır. Hüseyin Cöntürk’ün 2. Cilt halinde YKY tarafından basılan Çağının Eleştirisi adlı kitaplarını yayına hazırlamıştır.

Manic Street Preachers

Manic Street Preachers veya kısa şekliyle Manics 1986′da kurulmuş ve 90′lı ve 2000′li yıllarda ses getirmiş Galli rock topluluğudur. İngiliz müzik tarihine adını altın harflerle yazdırmayı başaran Manic Street Preachers, 1990’lardan bu yana farklı şarkı sözleri ve entellektüel duruşları ile kült statüsünde yeralıyor. Punk rock ve alternatif rock’a getirdikleri yenilikçi bakış açısı ile dikkatleri çeken grup, Küba’da gerçekleştirdikleri konserle uluslararası arena’da büyük yankı uyandırmıştı.


Kuruluş

Grup 1986′da Galler’de dört arkadaş James Dean Bradfield, Sean Moore, Nicky Wire ve Flicker (gerçek adı Miles Woodward) tarafından kurulmuştu. Grupta önce sözleri Bradfield yazarken daha sonra Wire günümüze kadar devam edecek söz yazarlığıa başladı. Önceleri grubun vokalini Wire’ın eski kız arkadaşı Jenny Watkins-Isnardi yapıyordu. 1988′de Flicker grup punk’tan uzaklaştığı için gruptan ayrıldı.

Flicker’ın ayrılığı sonrası Nicky Wire bas gitara, Bradfield’de vokale geçti. Üçlü 1989′da ilk singleları “Suicide Alley”‘i çıkardı. Single’ın kapak tasarımını grubun şöforu Richey James Edwards yapmıştı. Daha sonra Edwards gitarist olarak gruba katıldı ve grup son halini aldı.


İlk dönem

Grup Edwards’ın girişiyle birlikte daha çok göz önüne çıkmaya başladı. Grup düşüncelerini hiç düşünmeksizin dile getiriyordu ve tavırlarıyla çok dikkat çekiyordu. Bir çok derginin kapağına çıkarken bir yandan da tepki topluyorlardı. New Art Riot adlı EP’leri çıktı. EP sonrası daha büyük bir firma olan Heavenly Records’la anlaşıp single’ları “Motown Junk” yayınlandı. Grup kendilerine Sex Pistols ve Guns N’ Roses’ı örnek alıyordu. Vahşi sahne şovlarıyla dikkat topluyorlardı. Bu dönemde NME muhabirinin onları eleştirmesine gitarist Edwards kollarına jiletle “4 Real” kazıyarak cevap vermişti.

1990 yılında onları adeta ikonlaştıran “I Laughed when Lennon got shot” sözleri geçen “Motown Junk” ile başalayan yükseliş Sony etiketi ile yayınlanan ilk albümleri Generation Terrorists’le dahada hızlandı. ALbüm için ilk düşünelin isim “Culture, Alienation, Boredom And Despair” olmuştu. Grup kısa sürede Amerika Birleşik Devletleri’nden Japonya’ya kadar yayılan bir coğrafyada çok sayıda tutkulu hayran sahibi oldu. Albert Camus, Sylvia Plath ve George Orwell gibi isimlerden alıntılar içeren albümden 6 single yayınlandı ve albüm eleştirmenler tarafından övgüyle karşılandı. “Suicide Is Painless” adlı şarkının cover’ı ise İngiltere’deki ilk “İlk On” başarıları oldu.

Grunge soundunun ağır bastığı 1995 tarihli ikinci albüm Gold Against The Soul ise yine İngiltere albüm satış listelerine ilk 10’dan girdi. Bu albümle grup punk görüntülerinin yanında bir hard rock sound’u da katıyordu. Bu arada Edwards’ın depresyon problemleri gittikçe arttığı için bir çok konsere üç kişi olarak çıkmışlardı.


The Holy Bible ve Edwards’ın kayboluşu

1994 Ağustos’unda The Holy Bible yayınlandı. Albüm öteki albümleri göre daha az satmış, hatta Amerika’da yayınlanmamıştı bile. Buna rağmen albüm çok başarılı eleştiriler almıştı ve grubun yaptığı en iyi iş olarak herkes birleşmişti. Grup Joy Division etkili daha gothic ağırlıklı bir post-punk sound’una doğru ilerliyordu. Grup imaj olarak da asker kıyafetleri giymeye başlamıştı. İlk single’ları “Faster”‘ı Top OF The Pops programında yine asker kıyafetleri içinde sunarlarken İrlanda militanlarına destek verdikleri sanılmış ve BBC’ye bir çok şikayet ulaşmıştı.

1 Şubat 1995′te grubun gitaristi Richey Edwards kayboldu. En son izine 14 Şubat’ta rastlanan Edwards’tan günümüze kadar bir iz bulunamadı. Grup en önemli söz yazarları Edwards’ın kaybolması sonra grubu dağıtmayı dahi düşündüler. Ancak Edwards ailesinin de desteğiyle devam etme kararı aldılar. Grup aynı yıl Bosna-Hersek yardım projesi için Raindrops Keep Falling On My Head’i kaydetti.


Richey’siz dönem

1996 yılında Everything Must Go yayınlandı. Bu albümün beş şarkısı kaybolan Edwards tarafından yazılmıştı. Albüm aynı yıl Mercry Prize’a aday gösterildi. İşçi sınıfı marşı haline gelen “A Design For Life” listelere ikinci sıradan girip o zamana kadarki en başarılı single’ları oldu.

İngiltere liste tarihinde en uzun isimli 1 numara olarak bir rekora sahip olan If You Tolerate This Your Children Will Be Next’in yer aldığı This Is My Truth Tell Me Yours ise yine satış listelerinde zirveye yükselirken grubun en başarılı albümü oldu. 1998′de çıkan bu albüm “You Stole The Sun From My Heart” adlı ilk ona giren bir single daha çıkardı. 2000 yılında The Masses Against The Classes adlı single grubun köklerine geri dönüş sinyalini verirken hiç bir promosyon yapılmadığı halde İngiltere’de 1 numara oldu.

2001′de Küba’da konser verdiler. Karl Marx meydanında Fidel Castro’nun huzurunda verdikleri bu konser Küba’da verilen ilk Batılı bir rock grubu konseriydi. Konser aynı zamanda yeni albüm Know Your Enemy tanıtım konseriydi de. Aynı gün çıkan iki single “So Why So Sad” ve “Found That Soul” ikisi de ilk ona girdi.

2002′de best of “Forever Delayed” yeni ki iarşkı ile yayınlandı. 2003 tarihli “Lipstick Traces” ise B-side’ları, cover’ları ve yayınlanmamış parçaları içeriyordu. Grubun Richey Edwards ile kaydettikleri son şarkı “Judge Yourself” de bu toplamada bulunuyordu.

Yedinci stüdyo albümü Lifeblood 2004′te yayınlandı. Bu albüm karışık eleştiriler topladı. Albümün turnesinde grup Edwards’ın yerine ilk kez konserlerde çıkmak üzere bir ikinci gitaristle anlaştı. Bazı hayranların tepkisini çekse de grup konserlere ikinci bir gitaristle çıkmaya devam etmektedir.


Solo albümler ve son dönem

Lifeblood sonrası vokalist James Dean Bradfield ve şarkı yazarı Nicky Wire solo albümleri üzerinde çalışmaya başladılar. Temmuz ayında “The Great Western” adlı Bradfield albümünden sonra “I Killed The Zeitgeist” eylül ayında yayınlandı. Manic Street Preachers son olarak The Cardigans solisti Nina Persson ile Your Love Alone Is Not Enough adlı hitleri için biraraya gelmişti. Şarkı şu günlerde dünya müzik televizyonlarının en çok yer verdiği videolar arasında yer alıyor. Grubun 3 yıllık bir aradan sonra yayınladığı Send Away the Tigers ise eski soundlarını müjdeleyerek İngiltere albümler listesine 2 numaradan girmeyi başardı.


Grubun Albümleri

  • Generation Terrorists - 1992
  • Gold Against Souls - 1993
  • The Holy Bible - 1994
  • Everything Must Go - 1996
  • This My Truth Tell Me Yours - 1998
  • Know Your Enemy - 2001
  • Lifeblood - 2004
  • Send Away The Tigers - 2007


Dış bağlantı

Forever Delayed

Ferruccio Lamborghini

Ferruccio Lamborghini (28 Nisan 1916- 20 Şubat 1993), İtalyan araba üreticisi Lamborghini markasının babasıdır.

Ferruccio Lamborghini (bundan sonra Lamborghini olarak kısaltılmıştır.) Renazzo di Cento adında Ferrara’nın ufak bir köyünde doğmuştur.

İkinci Dünya Savaşı’nın öncesi ve sonrasında önemli bir traktör üreticisi olan Lamborghini’nin bir Ferrari’si vardı. Kısa bir zamanda fark etti ki bazı debriyaj aksamları aslında kendi traktörlerinde kullandıklarıyla aynıydı. Enzo Ferrari ile görüştü ve onu bu konuda eleştirdi. Ama Ferrari onu sadece basit bir traktör üreticisi olarak görüyordu, ve dinlemeyi reddetti. Lamborghini Ferrari’ye rakip kendi spor arabalrını üreterek intikamını almaya yemin etti. İlk arabası olan Lamborghini 350GT, Lamborghini’nin Ferrari’yi eleştirdiği her konuda Ferrari’den daha üstün bir araçtı. Üçüncü modeli olan Miura o dönemdeki rakipleri Ferrari’nin 250 GTO ve 365 GTB/4 Daytona’sı ile karşılaştırıldığında efsanevi ve döneme damgasını vuran bir arabaydı.

Şirketin logosunda bulunan boğa ise, Lamborghini’nin burcu olan boğa burcundan gelmektedir. Miura adı ise güreşçi boğaları eğiten Don Eduardo Miura adında bir eğitmenin adından gelir. Meşhur Countach’ın hikayesi ise ilginçtir: Arabanın tasarımını gördükten sonra oradakilerden biri “Countach!” (yerel dilde kullanılan bir ünlem) diye bağırmıştır, ve bu arabanın adı olarak kalmıştır.

Ferruccio Lamborghini çok iyi bir spor araba tutkunuydu, sahip olduğu arabalar arasında bir Ferrari de vardır. Yaygın bir rivayete göre arabanın debriyajı bozulunca onu fabrikasına geri götürmüştür. Enzo Ferrari’nin ise buna karşılık ‘Bir traktör üreticisinin yüksek performanslı spor arabalardan anlaması beklenemez’ diyerek onunla görüşmeyi reddetmiştir. Bunun ardından debriyajı kendisi beklemediği kadar kolay bir biçimde tamir etmiş ve spor araba işine girmeye karar vermiştir. ( Hikaye kimilerince şöyle anlatılır: Feruccio günün birinde kendi traktörlerindeki debriyaj sisteminin fiyatı dışında Ferrari debriyaj sisteminden bir farkı olmadığını görüp biraz bozulmuştur, ve sonuçta işe girmeye karar vermiştir.)

Lamborghini Perugia’da 1993 yılında 76 yaşındayken vefat etmiştir.

  • Lamborghini ve araba tasarımları
  • KLD Concept’de Lamborghini (Fotograflar , videolar , haberler , forum , vs ..)
  • Lamborghini Tecrübesi (Ferruccio & Tonino Lamborghini)

Skolyoz

Skolyoz, omurganın göğüs (thoracic) veya bel (lumbar) bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğriliğidir. Tek başına olabileceği gibi, kifoz (arkadan öne doğru anormal bir eğrilik) ile beraber de görülebilir (Kifoskolyoz).Omurga’nın Yana Doğru Eğriliği (Skolyoz)

  • Türkiye’de 2,5 milyon skolyoz hastası mevcuttur.Skolyoz hastaları üzerine Türkiye’de yapılmış özel araştırma olmasa da ortopedi uzmanlarının birleştikleri nokta, hastalığın kız çocuklarında çok daha sık görüldüğü. Fakat bunun sebebi henüz bilinmiyor. Özellikle 20 dereceyi geçen skolyozlar kızlarda erkeklere oranla 8 kat fazla görülüyor.Aksiyon Dergisi


Nedenleri

Skolyoz çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabimaktedir. Mesela spastik çocuklarda ya da çocukluk çağında felç geçirenlerde görülmaktedir. Ancak sıklıkla kaşılaşılan skolyozlar, daha çok 10’lu yaşlarda ortaya çıkan ve nedeni tam olarak halen bilinmeyen (idiyopatik) grupta görülen skolyozlar ile anne karnındaki etmenler nedeniyle ortaya çıkan ve doğuştan itibaren bulgu veren doğumsal (konjenital) skolyozlardır. Birincinin nedenini tam olarak bilinmemektedir. Konjenital skolyoza ise gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksikliklerinin neden olduğu düşünülmektedir.Skolyoz,soru ve cevap

  • Doğuştan olabilir (konjenital). Bu durum genellikle omurgadaki bir kusura veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlıdır.
  • Polio (çocuk felci), beyin felci veya kas distrofisi (erimesi) gibi durumlara bağlı olarak kasların felci sonucunda oluşabilir.
  • İdiyopatik (nedeni bilinmeyen) olabilir. Daha önce düzgün olan bir omurgada, bilinmeyen bir nedenle ortaya çıkabilir.


Bulguları

  • Omurganın yana doğru eğriliği
  • Omuz ve kalçaların simetrik durmaması
  • Birinci eğriliği karşılayıcı ikinci bir eğri varlığı
  • Sırt ve/veya bel ağrısı
  • Yorgunluk
  • Nefes darlığı


Testler

Fizik muayene sırasında, hasta öne doğru eğildiğinde eğrilik daha belirgin gözükür. Farklı pozisyonlarda omurga röntgenleri ve skolyozometre (omurganın eğrilik miktarını ölçen bir alet) ölçümleri, skolyozun miktarını belirleyebilmek için yapılabilecek testlerdir.


Türleri

Skolyoz hastalığı üç sınıfa ayrılır. Bunlar;

  • Non strüktürel
  • Geçici strüktürel
  • Strüktürel skolyozdur.


Ayrıca bakınız

  • Kifoz
  • Lordoz


Kaynakça


Dış bağlantılar

  • http://www.scoliosis.org
  • Scoliosis Support - Skolyoz forumları
  • http://www.spinekids.com SpineKIDS
  • Çocuklarda skolyozu önlemek için videolar
  • Skolyoz hakkında
  • Skolyoz dünyasından

Pow Wow

Pow Wow, Algonquin kabilesinde rüya gören ya da şaman anlamına gelen bir terimdir. Pow Wow Amerikan ordularıyla savaşmadan önce Kızılderililerin şaman ritüeli olarak toplanmalarını sembolize eder. Amerikan Orduları Sioux Kızılderilini 1890′da Wounded Knee çayının kenarına getirdiler. Ertesi gün, soğuktan donmak üzere olan Big Foot,diğer kızılderililerle birlikte bu dansı yaptı. Hayalet Dansı ve diğer kızılderili danslarında olduğu gibi bu dansta da önemli olan; yaşam döngüsü diye tabir ettikleri çemberi dansederek tamamlamaktır.


Dış Bağlantılar

  • Video
  • Video
  • Pow Wow Radyo
  • Çeşitli videolar bilgiler

Metallica

Metallica ABD’li thrash metal grubu. Thrash metal akımının kurucusu, ve 80′li yılların en iyi ve en ilham verici metal grubu kabul edilir. 60 milyonu ABD’de, 40 milyonu da dünyanın geri kalanında olmak üzere yaklaşık 100 milyon albüm satışı bulunan grup, müzik tarihinin ticari olarak en başarılı metal gruplarından biridir. Konser satışları açısından da Amerikan müzik tarihinin en büyük 13. topluluğu konumundadır.


Tarihçe

Gruptan Megadeth grubunun kurucusu Dave Mustaine, 1986 yılında bir trafik kazasında ölen Clifford Lee Burton ve Metallica ile yollarını kendi isteği ile ayıran Jason Newsted gibi isimler gelip geçmiştir. Ron McGovney ise grubun orjinal bas gitaristi olup, ilk albümden kısa bir süre önce Cliff Burton ile yer değiştirmiştir.
Grup enteresan bir şekilde bir gazete ilanıyla kuruldu. İlk albümleri 1983′te çıkardılar. Kill’em All adıyla çıkan ilk albüm metal dünyasında çılgınca karşılandı. İkinci albüm Ride the Lightning ile grup Avrupa’da turnelere çıkmaya ve imza dağıtmaya başladı. Master of Puppets albümü ile thrash metal zirveye taşındı ve grup heavy metalin lokomotif gruplarından biri oldu.

Topluluğun ilk üç albümünde bas gitar çalan Cliff Burton, 1986 yılında İsveç’te bir konser dönüşü yaşanan trafik kazası neticesinde hayatını kaybetti. Cliff Burton’un ölümünden sonra yerine Flotsam & Jetsam isimli gruptan Jason Newsted geçti. Grup, …And Justice for All albümü ile grup yavaş yavaş yeraltından çıkıp popüler müziğin önemli gruplarından biri olmaya basladı. 1991′de kendi adlarını taşıyan albümleri grubu dünyanın en tanınan metal grupları arasına sokmuştur. Sonrasında gelen Load ve Reload albümleri eski hayranlarını hayal kırıklığına uğratırken gruba yeni jenerasyon hayran kitlesi kazandırdı ve grup birçok ödül daha kazanıp yoluna güçlenerek devam etti. Sonrasında gelen Garage Inc. ve Symphony & Metallica (S&M) albümleriyle grup popülerliğini korudu. 2000′li yıllarda Napster davası ve bas gitarist Jason Newsted’in gruptan ayrılması grubu içinden çıkılmaz durumlara sürükledi. 2003 yılında bir dönem Ozzy’nin (Ozzy Osbourne) bas gitarcısı olan Rob Trujillo gruba katıldı, fakat o sırada albüm kayıtları sona ermek üzere olduğundan bas gitarı o değil, aynı zamanda prodüktörleri olan Bob Rock çaldı. 2003 yılında yayımlanan son albümleri St. Anger, çiğ soundu, garip davulları, Hetfield’ın cilasız vokal performansı ve hiçbir solo olmaması gibi nedenlerle çok tartışıldı ve karışık eleştiriler aldı. Grup 2005 yılı sonunda 15 yılı aşkınlık prodüktörleriyle yollarını ayrdı ve birçok önemli isimle çalışmış olan Rick Rubin’le çalışmaya karar verdi. Şu sıralarda yeni albüm çalışmalarını sürdürmekte olan Metallica’nın bu albümünün 2007 yılında yayımlanması bekleniyor.

Metallica, Türkiye’de biri 1993 yılında İnönü Stadı’nda, diğeri de 1999 yılında Ali Sami Yen Stadı’nda olmak üzere iki konser vermiştir.

Şu anda yeni bir album çalışmasındadırlar. Yeni albunlerin isimi HQ olacaktır. 2006′dan beri verdikleri konserlerde yeni albümlerinden 2 parça seslendirmektedirler. Bu parçaların adını söylemeden konserlerinde “The New Song” ve “The New Song 2″ olarak canlı performanslarını sergilerler. Bu şarkılarla beraber Master of Puppets albümlerinden önceki sound’a dönmeyi planlamaktadırlar. Verdikleri röportajlarda hayranlarını ikinci bir St.Anger faciasını yaşatmayacaklarını dolaylı yoldan söylemektedirler.


Grubun üyeleri


Mevcut Üyeler

  • James Hetfield - Gitar, Vokal
  • Lars Ulrich - Bateri
  • Kirk Hammett - Solo Gitar,Geri Vokal
  • Robert Trujillo - Bas


Eski üyeler / Stüdyo müzisyenleri

  • Lloyd Grant - Solo Gitar (Kill’em All öncesi)
  • Dave Mustaine - Solo Gitar (Kill’em All öncesi)
  • Ron McGovney - Bas (Kill’em All öncesi)
  • Clifford Lee Burton - Bas (ilk üç albüm)
  • Jason Newsted - Bas (1986 - 2001)


Diskografi


Demo albümleri

  • 1982 No Life ‘Til Leather


Stüdyo albümleri

  • 1983 Kill’Em All
  • 1984 Ride the Lightning
  • 1986 Master of Puppets
  • 1988 …And Justice For All
  • 1991 Metallica
  • 1996 Load
  • 1997 ReLoad
  • 1998 Garage Inc.
  • 1999 S&M
  • 2003 St. Anger
  • 2004 Some Kind of Monster


Ödüller

Grammy Ödülleri

  • 1989 - 32. Grammy Ödülleri

En İyi Metal Performans: One

  • 1990 - 33. Grammy Ödülleri

En İyi Metal Performans: Stone Cold Crazy

  • 1991 - 34. Grammy Ödülleri

En İyi Metal Performans (Vokal Albüm): The Black Album (Metallica)

  • 1999 - 41. Grammy Ödülleri

En İyi Metal Performans: Better Than You

  • 2000 - 42. Grammy Ödülleri

En İyi Hard Rock Performans: Whiskey In The Jar

  • 2001 - 43. Grammy Ödülleri

En İyi Enstrumental Rock Performansı: The Call Of The Ktulu (S&M)

  • 2003 - 45. Grammy Ödülleri

En iyi Metal Albüm: St. Anger

MTV Müzik Video Ödülleri

  • 1992 - En İyi Metal Müzik Videosu: Enter Sandman
  • 1996 - En İyi Metal Müzik Videosu: Until It Sleeps

VH1 Benim Müziğim Ödülleri

  • 2000 - En İyi Sahne Sunumu

American Müzik Ödülleri

  • 1996 - Favori Metal - Hard Rock Şarkı: Until It Sleeps (1996)
  • 1997 - Favori : Heavy Metal - Hard Rock: Metallica - ReLoad

Billboard Müzik Ödülleri

  • 1997 - Billboard Rock ‘n Roll Yılın Artisti: Metallica


DVDler ve videolar

  • 1987 Cliff’em All
  • 1989 2 of One
  • 1991 A Year and a Half in the Life of…Parts 1&2
  • 1992 Live Shit Binge and Purge
  • 1998 Cunning Stunts
  • 1999 S&M
  • 2001
  • 2005 Metallica: Some Kind Of Monster
  • 2007


Klip çekilen şarkılar

…And Justice For All albümünden

  • One

Metallica albümünden

  • Enter Sandman
  • Sad But True
  • The Unforgiven
  • Wherever I May Roam
  • Nothing Else Matters

Load albümünden

  • King Nothing
  • Hero of the Day
  • Mama Said
  • Until It Sleeps

Reload albümünden

  • Fuel
  • Memory Remains
  • The Unforgiven II

Garage Inc. albümünden

  • Turn the Page
  • Whiskey in the Jar

S&M albümünden

  • No Leaf Clover

Mission:Impossible 2 Soundtrack albümünden

  • I Disappear

St. Anger albümünden

  • Frantic
  • St. Anger
  • Some Kind Of Monster
  • The Unnamed Feeling

Derby Füzesi

Derby Füzesi; İsrail’in orta menzilli havadan havaya füzesi olan Alto ya da daha çok bilinen adıyla Derby, aktif radar güdümü, elektronik karşı tedbir sistemlerine arttırılmış direnci, görüş ötesi menzil kabiliyeti ve tüm hava koşullarında kullanılabilirliğiyle dikkat çekiyor. Kısa menzilde de kullanılabilen Derby, alçaktan uçan hedeflere karşı müdahale kabiliyetine de sahip. Atası Python 4′ten harp başlığı ve yakınlık tapası gibi bazı izler taşıyan ve yine Rafael tarafından üretilen Derby, rakiplerine göre ağırlık avantajı sayesinde çok sayıda muharebe ve eğitim uçağında kullanılabiliyor. Uluslararası piyasada birçok müşterisi olan sistemin kara konuşlu versiyonları da bulunuyor.MSI Aylık Savunma Teknolojileri Dergisi Sayı: 2006-012, sy.24


Teknik Veriler

  • Üretici Firma(lar): Rafael
  • Üretici Ülke(ler): İsrail
  • Tipi: Orta Menzilli Hava-Hava
  • Güdüm Sistemi: Aktif Radar Güdümlü
  • Harp Başlığı: 11 kg parça tesirli HE
  • Azami Etkili Menzili: 60+ km
  • Hızı: 4+ Mach
  • İtki Tipi: Katı Yakıtlı Roket Motoru
  • Uzunluk: 3.62 m
  • Çap: 160 mm
  • Ağırlık: 118 kgMSI Aylık Savunma Teknolojileri Dergisi Sayı: 2006-012, sy.24


Videolar

  • Derby Füzesi


Kaynaklar

Grafiti

Graffiti kelime olarak eski yunan etimolojisinden kalma graphein = yazma anlamına gelen bir kelimeden türemiş, italyancadan sgraffito günümüze okuma ve söyleme yanlışı olarak graffiti olarak gelmiştir.
Grafiti insanlığın varoluşundan beri hüküm sürmektedir. Fransa’daki Lascaux mağaralarında ilk insanların mağara duvarlarına kemikler ve taşlarla kazıdığı resimlere rastlıyoruz. Aynı zamanda ilk insanın stensil ve sprey tekniğini de uyguladığını, renklendirilmiş toz ve kemikler yardımıyla silüetler yaratmasından anlıyoruz. Antik Yunan’da üzerine notlar kazınmış çeşitli kil parçaları bulunmuştur. Pompei’de yapılan kazılarda ise sloganlar, resimler ve müstehcenlik içeren grafiti örneklerine rastlanır.

1904′te tuvalet grafitisine odaklanan ilk dergi Anthropophyteia çıktı.Daha sonra 2. Dünya Savaşı sırasında naziler duvarları yahudilere karşı propoganda aracı olarak kullandılar. Bununla beraber grafiti, protestoları genel halka tanıtmak için direnç hareketlerinde de önemli bir iletişim aracı olarak kullanıldı. Buna örnek olarak 1942′de broşürler ve resimli sloganlar aracılığıyla Hitler ve rejimi hakkında konuşan bir grup almandan oluşan The White Rose’u gösterebiliriz. 1960′lar ve 70′ler deki öğrenci isyanları sırasında protestocular posterler ve boyanmış kelimeler kullandılar.

Graffitinin Günümüzdeki Yeri…

1980′li yıllarda aktif olarak New York şehrinde ortaya çıktı ve dünyaya yayıldı.Ama geçmişi Taki183 denen bir postacının her gittiği yere imini yazmasına dayanır ve zaman içinde graffiti gelişir.New York’ta trenler duvarlar rengarenk değişik karakterli yazılarla süslendi.İllegal oalrak yapılan bu sanattan New Yorklular hiç memnun olmasalar da graffiti sanatçıları yaptıkları işin keyfini çıkarıyordu fakat daha sonra graffiti sanatçılarının vandal olarak nitelendirlmeye başlamasına neden oldu.

Graffiti zaman içinde Önce Avrupaya daha sonra Asya ülkelerine kadar yayıldı.Writerlar videolar çıkarmaya başladı Wildstyle ve Style Wars gibi videoları şimdi Dirty Handz 3,Bajo Tierra 3 ve Overdose gibi videolar takip etmekte.Bununla da kalmadı sadece graffiti sanatçılarına özel sprey boyalar üretildi,cap diye tabir edilen değişik boyutlarda boya püskürten boya başlıkları üretildi ve graffiti günümüzde düzenlenen graffiti organizasyonlarıyla dünyada ve ülkemizde yayılan bir görsel sanat olarak yoluna devam etmekte.Ülkemizin de içinde bulunduğu birçok ülkeden gelen fotoğraflarla güncellenen bir graffiti galerisi olan http://www.worldwidewriters.org sitesinde Türk ve dünya graffitisinden,street art larından bolca seçenek bulabilirsiniz.

1976 Eurovision Şarkı Yarışması

21. Eurovision Şarkı Yarışması
Tarih 3. Nisan 1976
Yapıldığı Ülke Hollanda
Yapıldığı Yer Lahey, Nederlands Congresgebouw
Sunucu Corry Brokken
Aralıklarda cikan videolar The Dutch Swing College Band
Katılan Ülke Sayısı 18
Ilk defa katılan ülke -
Seçim Sistemi Her ülkenin jürisi 12, 10, 8, 7, 6, 5, 4, 3, 2 ve bir puani en iyi 10 ülkeye vermişdir.

1976 Eurovision Şarkı Yarışması ya da 21. Eurovision Şarkı Yarışması, Hollanda-Den Haagta 3 Nisan 1976 tarihinde yapılmıştır.
O geceyi kazanansa 164 puanla, Birleşik Krallık olmuşdur. O gecenin ikincisine, yani Fransaya 17 puan fark atmişdir. 21. Eurovision Şarkı Yarışmasına Türkiye katılmamiştır ama o sene Lihtenştayn katılmaya calişmiştir.Lihtenştaynın kendine ait bir Televizyon kanalı olmadığı için, EBU tarafindanda katilmasina izin verilmemiştir. O sene, hatta Vaduz`ta, Lihtenştayn, Little cowboy adlı şakiyi seçmisdir ve solistide Biggi Bachmann olacaktı.


Sıralama

Ülke Şarkıcı Şarkının Adı Sıralama Puanlar
Birleşik Kralık Brotherhood of Man Save Your Kisses For Me 1 164
Fransa Cathérine Ferry Un, Deux, Trois 2 147
Monako Mary Cristy Toi, La Musique Et Moi 3 93
İsviçre Peter, Sue and Marc Djambo, Djambo 4 91
Avusturya Waterloo and Robinson My Little World 5 80
İsrail Chocolate Menta Mastik Emor Shalom 6 77
İtalya Al Bano & Romina Power Noi Lo Rivivremo Di Nuovo 7 69
Belçika Pierre Rapsat Judy Et Cie 8 68
Hollanda Sandra Reemer The Party’s Over 9 56
İrlanda Red Hurley When 10 54
Finlandiya Fredi ja ystävät Pump-pump 11 44
Portekiz Carlos do Carmo Uma Flor De Verde Pinho 12 24
Yunanistan Mariza Koch Panaghia Mou, Panaghia Mou 13 20
Lüksemburg Juergen Marcus Chansons Pour Ceux Qui S’aiment 14 17
Almanya Les Humphries singers Sing, Sang, Song 15 12
İspanya Braulio Sobran Las Palabras 16 11
Yugoslavya Ambasadori Ne mogu skriti svoju bol 17 6/10
Norveç Anne-Karine Strøm Mata Hari 18 7


Puan Tabelası

  Jüri
GBR SWZ GER ISR LUX BEL IRL HOL NOR GRE FIN ESP ITA’ AVT POR MON FRA YUG
Yarişmaya katılan ülkeler Büyük Britanya   12 8 12 8 12 3 10 12 12 10 12 4 10 12 10 7 10
Isviçre 12   5 4 1 7 1 6 10 2 7 4 0 8 7 4 6 7
Almanya 0 2   0 2 1 0 0 0 0 0 2 0 0 0 0 2 3
Israil 6 7 3   7 5 4 2 7 0 8 1 10 6 2 1 0 8
Lüksemburg 0 0 0 0   6 6 5 0 0 0 0 0 0 0 0 0 0
Belçika 7 6 0 1 0   0 4 6 0 12 0 8 3 8 8 5 0
Irlanda 10 0 1 3 3 0   0 0 8 0 5 12 2 0 6 3 1
Hollanda 0 4 4 8 4 4 2   1 7 0 3 2 4 6 2 0 5
Norveç 0 0 0 0 0 0 0 3   0 0 0 0 0 4 0 0 0
Yunanistan 0 0 0 0 0 2 0 0 0   4 0 5 0 1 0 8 0
Finlandiya 2 0 6 6 0 0 5 1 4 0   6 0 7 0 7 0 0
İspanya 3 0 0 0 0 0 0 0 0 1 0   3 0 0 3 1 0
Italya 1 8 0 2 0 0 12 0 3