Friedrich Wilhelm Nietzsche (d. 15 Ekim 1844 - ö. 25 Ağustos 1900), Alman filozof.
Hayatı
15 Ekim 1844’te doğmuştur. Babası Karl Ludwig Protestan Kilisesinde papazdı. Doğumu Prusya Kralı IV Friedrich Wilhelm’in doğum gününe rastladığı için adı Friedrich Wilhelm olmuştu. Babası Karl Ludwig’in baş ağrılarına tanı konulamamamıştı. Daha sonra hızlı ilerleyen bir tümör olduğu saptandı fakat babası kör oldu ve öldü.(1849). Bu kayıp yüzünden annesi ve kız kardeşi ile birlikte Naumburg’a taşındılar (1850). Böylece çocukluk yılları kadınların himayesinde geçti.
İlk öğrenimini Bürgerschule’de tamamladı. On üç yaşında ilk eserini yazdı.(1857). İlk şiirini de takiben 1861 yılında kafasını kurcalayan varoluş soruları üzerine yazdı.
1858 yılında ünlü protestan okul Schulpforta’yı kazandı. Üstün başarılar gösterdi ve öğrenimi esnasında da Antik Yunan ve Roma klasikleri ile tanıştı. Daha sonra papaz olmak için Bonn Üniversitesi’ne gitti. Orada felsefesi yavaş yavaş oluşmaya başladı. Alkol alıyordu ve sık sık kavga ediyordu. Burnunun üzerindeki yara izi de o dönemde yaptığı bir duellodan kalmadır.
Bonn Üniversitesi’nden ayrıldı ve arkadaşı Friedrich Wilhelm Ritschl’in peşinden Leipzig Üniversitesi’ne gitti. Ölümüne sebep olan frengi hastalığını da yine bu dönemde bir genelevden kapmıştı. Ayrıca bu dönemde Schopenhauer’in eserleriyle de tanıştı. Eğitimine devam ederken de, Rheinisches Museum dergisinde yazıları yayınlanıyordu.
Eğitimini tamamladıktan sonra Basel’de, yirmi beş yaşında, filoloji profesörü oldu. Burada kültür tarihçisi Jacob Burchardt ile tanıştı.
1869 yılında Wagner, Nietzsche’yi, Tibschen’e davet etti. Noel için gittiği Wagner’lerde, ilk kitabı “Die Geburt der Tragödie aus dem Geiste der Musik”i (Müziğin Ruhundan Tragedyanın Doğuşu) yazmaya başladı.
Daha sonra Alplere giden Nietzsche, Prusya ve Fransa savaşı nedeniyle çalışmalarına ara verip gönüllü sıhhiye eri olarak savaşa katıldı (1870).
- “Karşımızda devlet var. Başlangıcı insana utanç verici. Çünkü devlet insanların çoğu için kurumak bilmeyen bir acı kuyusu, ikide bir buhranlara salarak onları tüketen bir alev. Ne var ki, çağırmaya görsün, ruhlarımız kendilerini unutuyor; kanlı çağrısına yığınlar koşa koşa gidiyor, kahraman oluyorlar.”
Frankfurt’ta, resmi geçit yapan bir süvari birliği görmüş ve o anı şöyle tasvir etmiştir:
- “En güçlü ve en yüksek yaşama isteminin sefil bir var oluş mücadelesinde değil, savaş isteminde, güç isteminde, yenmek isteminde olduğunu duydum ilk defa.”
Savaşı Fransızlar kaybetti ve Nietzsche okuluna, çalışmalarına geri döndü. Sağlığı daha da bozulmuştu. İLk kitabını bitirdi ve 1872’de yayınlandı. Kitabı akademik çevrelerce beğenilmedi ve çok ağır eleştirilere maruz kaldı.
1872 ve 1876 yılları arasındaysa Nietzsche , Çağa Aykırı Düşünceler, dörtlemesini yayınladı.
1878’de evlenme teklifi yaptığı bir kadından ret cevabı aldı. Daha sonra sağlık problemleri iyice arttı ve üniversiteden istifa etmek zorunda kaldı. Sağlığına uygun yer aradı; Sils Maria, Cenova, Rapolla, Turin ve Nice şehirleri bunlardan bazıları. Nietzsche, Carl Fuchs ile bağlantı kurdu ve yine bu dönemlerde Salome’e aşık oldu. Salome, Nietzsche’nin evlenme teklifini reddettikten sonra ilişkileri sona erdi. Nietzsche bu yüzden oradan ayrılıp Rapallo’ya gitti.
1886′lı yıllarda Meta von Salis, Carl Spitteler ve Gottfried Keller’la tanıştı.
1886’da kardeşi Elizabeth, anti-semitik görüşleriyle tanınan Bernhard Förster’la evlenip Nueva Germania’yı bulmak için Paraguay’a yerleşti. Nueva Germania bir Alman kolonisiydi.
Sağlık durumu tamamen bozulunca arkadaşları Overbeck ve Gast onu Turin’de bir kliniğe yerleştirdiler.
1893’te, kardeşi Elizabeth kocası intihar ettiği için Paraguay’dan geri döndü. Nietzsche’nin sağlık bozukluğunda, onun eserleri üzerinde çalışan Elizabeth, kitapların basılmasıyla ilgili kontrolü de eline aldı. Ardından eserlerine Yahudi düşmanlığı yapan eklemeler yaptı. Sonraları Walter Kaufmann, Elisabeth Förster’in yaptığı bu yanlı eklentileri fark ederek, kitabı gerçek haliyle hazırlayacak ve yayınlatacaktı.
Nietzsche’nin kitapları yaşamının sonuna doğru ve öldükten sonra popülarite kazanmıştır. Nietzsche “zamanından önce doğmuş biriyim” diyerek bunu daha önceden görmüştü. Sonunda görenlerin şaşırdıkları olaylar meydana gelmiş, öyle ki Nietzsche’nin, sahibinin dövdüğü bir atı korumak için önüne geçip, daha sonra ağlayarak atın boynuna sarılıp öptüğü bile görülmüştü. Nietzsche 1889’un başlarında sokakta yürürrken birden yere düştü. Ardından zihinsel yetilerini tümüyle kabetti. On bir yıl boyunca bitkisel denebilecek bir hayat sürdü. 25 Ağustos 1900 tarihinde hayata gözlerini yumdu.
Bütün Kronolojisi
- 1844 15 Ekim: Nietzsche, Leipzig’in güney batısında Saksonya’da bir Prusya köyü olan Röcken’de Karl Ludwig Nietzsche adında papaz bir babanın oğlu olarak dünyaya gelir.
- 1849 30 Temmuz: Babasının ölümü.
- 1858: Naumburg yakınlarında Almanya’nın önde gelen Protestan yatılı okulu Schulpforta’ya kayıt yaptırır.
- 1864 Ekim: Teoloji ve filoloji öğrencisi olarak Bonn üniversitesine kayıt yaptırır.
- 1865 Ekim: Nietzsche, Bonn’daki filoloji hocası F.W.Ritschl’in peşinden Leipzig’e gider ve eğitimine burada devam eder. Leipzig’de eski kitaplar satılan bir dükkanda Schopenhauer’in bir kitabını bulurBulduğu kitap “İrade ve İstenç Olarak Dünya” ve arkadaşlarına bundan böyle bir “Schopenhauer’ci” olduğunu açıklar.
- 1868 8 Kasım: Nietzsche’nin Leipzig’de Richard Wagner’le ilk buluşması.
- 1869 Şubat: Henüz doktorasını tamamlamamış olan Nietzsche, Ritschl’in tavsiyesi üzerine Basel üniversitesi klasik filoloji bölümüne genç yaşta öğretim görevlisi olarak atanır.
-
- 17 Mayıs: Nietzsche’nin Wagner ve Cosima’ya (von Bülow) Tribschen’de ilk ziyareti.
-
- 28 Mayıs: Basel Üniversitesi’nde “Homeros ve klasik filoloji” üzerine bir açılış konuşması yapar.
- 1870 Ağustos: Nietzsche, Fransa-Almanya savaşı nedeniyle üniversiteden izin alır ve gönüllü sıhhiye eri olarak cepheye gider. Ama sağlığının bozulması nedeniyle iki ay sonra Basel’e geri döner.
- 1871 Ocak: Basel Üniversitesi felsefe kürsüsüne yaptığı başvuru geri çevrilir. İsviçre Alp’lerinden kalbi kırık bir şekilde ayrılır ve klasik filolog olarak mesleğinden giderek hoşnutsuz olmaya başlar, felsefeye yönelir. Bu yıldan sonra Nietzsche bozuk sağlığıyla sürekli bir mücadeleye girer.
- 1872 Ocak: İlk kitabı ” Die Geburt der Tragödie aus dem Geiste der Musik” (Müziğin Ruhundan Tragedya’nın Doğuşu) yayınlanır.
-
- Şubat - Mart: Basel’de “eğitim kurumlarımızın geleceği” konulu halka açık seminerler verir.
-
- 22 Mayıs: Nietzsche, Bayreuth Tiyatrosu’nun temel atma töreni için Bayreuth’a giden Wagner’in 59. doğum gününde besteciye eşlik eder.
- 1876 Ağustos: I. Bayreuth festivali. Wagner’le dostluğu gölgelenir.
-
- Eylül: Paul Ree ile birlikte Bayreuth’tan ayrılır.
-
- Ekim: Basel Üniversitesi sağlığının bozuk olduğu gerekçesiyle Nietzsche’ye bir yıllık hastalık izni verir.
- 1878: “Menschliches, Allzumenschliches” (insanca, pek insanca) ilk bölümü Voltaire’e adanmıştır.
-
- 3 Ocak: Wagner Nietzsche’ye yeni yayımlanan eseri Parsifal’in bir kopyasını gönderir.
-
- Mayıs: Nietzsche Wagner’e yazdığı son mektupla birlikte “insanca pek insanca: Özgür ruhlar için bir kitap” adlı çalışmasının bir kopyasını gönderir. Wagner’den tamamen kopar.
- 1879: İnsanca, pek insanca ‘nın ikinci cilt birinci kısmı: Assorted opinions and maxims. Nietzsche sağlığının bozukluğu öne sürülerek Basel’deki kürsüsünden istifa etmeye zorlanır. Bundan sonraki on yıl boyunca otel odalarında ve pansiyonlarda yaşayan yalnız bir gezgin yaşamı sürecektir.
- 1880: İnsanca, pek insanca, ikinci cilt ikinci kısım: gezgin ile gölgesi.
- 1881: Tan kızıllığı. Ahlakın önyargıları üstüne düşünceler. Sils Maria’da ilk yazını geçirir.
- 1882: Şen bilim (Neşeli bilgelik ya da La Gaia Scienza adlarıyla da bilinir) 125. aforizmada bir deli, tanrının öldüğünü açıklar.
-
- Mart: Paul Ree Roma’ya gitmek üzere Cenova’da Nietzsche’den ayrılır. Ree Roma’da Lou Salome ile tanışır ve ona aşık olur.
-
- Nisan: Nietzsche Roma’ya gider ve Lou Salome ile tanışır. Nietzsche birkaç gün sonra, önce Ree aracılığı ile daha sonra şahsen Salome’ye evlenme teklif eder. Teklifi geri çevrilse de kendisi, Ree ve Salome arasındaki düşünsel “menage a troisGünah Üçgeni” bağlılıktan hoşnuttur. Yıl sonunda Nietzsche, Ree ve Salome’den kopar ve kendisini ikisinin ihanetine uğramış hisseder.
- 1883: Böyle Buyurdu Zerdüşt : Herkes ve hiç kimse için bir kitap adlı çalışmasının birinci ve ikinci kitaplarını yazar.
-
- 13 Şubat: Wagner’in ölümü, 1884, Nice’de Zerdüşt’ün üçüncü kısmını yazar.
- 1885: Zerdüşt’ün dördüncü ve son bölümünü sınırlı sayıda ve kendi başına yayımlatır.
- 1886: İyinin ve Kötünün Ötesinde. Geleceğin felsefesine prelüd.
- 1887: Yeraltından notlar’ın Fransızca baskısı tesadüfen eline geçer ve böylece Dostoyevski’yi keşfeder.
-
- 10 Kasım: Ahlakın soykütüğü üstüne: Bir polemik.
- 1888 Mayıs - Ağustos: Wagner olayı; Dionysos Dithyrambosları ‘nı bitirir. (1891′de yayımlanır.)
-
- Eylül: Deccal (1894′de yayımlanır.)
-
- Ekim - Kasım: Ecce Homo’yu yazar. (Kitabın yayımlanması Elisabeth Förster Nietzsche tarafından 1908′e dek ertelenir.)
-
- Aralık: Nietzsche Wagner’e karşı. (1895′te yayımlanır.)
- 1889: Putların alacakaranlığı (Özgün adı: Bir psikoloğun atıllığı.)
-
- 3 Ocak: Nietzsche, Torino’da Piazza Carlo’da sinir krizi geçirir ve sahibi tarafından kırbaçlanan yaşlı bir atın boynuna sarılarak ağlar.
-
- 18 Ocak: Jena üniversitesindeki psikiyatri kliniğine kaldırılır. Doktorlar “ileri yeti yitimi” teşhisi koyarlar. Klinikte “Beni buraya karım Cosima getirdi” dediği bile duyulmuştur. Cosima ölen Wagner’in karısıdır.
- 1890: Nietzsche’nin annesi oğlunu alır ve bakmak üzere Naumburg’taki evine getirir.
- 1897 20 Nisan: Annesinin ölümü. Kız kardeşi Nietzsche’yi alarak beraberinde Naumburg’tan, 1894′de Nietzsche arşivini taşımış olduğu Weimar’a götürür.
- 1900 - 25 Ağustos: Nietzsche Weimar’da ölür. Röcken’de babasının mezarının yanına gömülür.
- 1901: 1880′lerde kaleme alınan Nachlass’tan beş yüz bölüm Güç istemi adıyla yayımlanır. 1906′da kitabın ikinci baskısı bu sefer 1067 bölümlük bir çalışma olarak piyasaya çıkar.
Felsefesini Etkileyen Başlıca Kişiler
Lou Salome
Nietzsche’yi en çok etkileyen isimlerden biri de Lou Salome’dir. Yahudi bir aileye mensup olan general kızı Lou Salome’dur.Mektuplarında “Lou bir generalin kızı, bir kartal kadar cüretkar” gibi ifadeler vardır. Nietzche mektupları, KSW (Mazzino Montinari, Giardino Lucci)
Paul Ree aracılığıyla tanıştırılan Nietzsche ve SalomeSenail Özkan, Nietzsche Kaplan Sırtında Felsefe muhtelif sayfalar., kısa süre sonra iyi bir dost olurlar. Sık sık Ree ile felsefe sohbetleri ve kitap alışverişleri yaparlar. Nietzsche , Salome’den hoşlanmakta ve ondan “Düşün Eşi” olarak bahsetmektedir. Nietzche mektupları, KSW, (Mazzino Montinari, Giardino Lucci)
Nietzsche, babasının ölümüyle birlikte hep kadınların himayesinde büyümüştür. Kadınlar hakkındaki düşünceleri oldukça serttir ve Lou Salome’dan sonra daha da sertleşmiştir…
Nietzsche, bu baştan çıkarıcı ve gizemli kadına duygularını açmış, Salome’un red cevabı ise , Nietzsche’de büyük bir düş kırıklığına sebep olmuştur.
Bu tepki, zamanla yerini hem Ree’ye hem de Salome’a nefrete dönüşecektir.
Nietzsche’ye göre Ree, gizliden gizliye Salome’a ilgi duyuyordu. Bu sebeple Nietzsche ve Salome’un arkadaşlığını bozmak istiyordu…
Bu kısa dostluk çerçevesinde Nietzsche hem sağlık hem de felsefe açısından ilerleme göstermiştir.
Richard Wagner
Richard Wagner , karısı Cosima ile birlikte Nietzsche’nin en yakın dostlarıydılar. Wagner’in evinde bir araya gelir ve her konuda sohbetlerde bulunurlardı. Her iki tarafta birbirinden oldukça hoşlanıyordu.
Nietzsche’nin Wagner’e büyük bir hayranlığı vardı. Wagner’in bestelerinde, kendi düşüncelerinin yansımalarını görüyordu.Wagner’in karısı Cosima’ya büyük saygı duyuyor ve Cosima onun için büyük önem taşıyordu.
Cosima , 19. yüzyılın en büyük piyanisti kabul edilen Liszt’in kızıydı. İlk önceleri Wagner ile birlikte Nietzsche büyük saygı gösterse de, sonraları O da Nietzsche’ye düşman olmuştur. Nietzsche’yi “Matürbasyon yapmaktan beyni çürümüş hasta bir adam” olarak nitelendiriyordu. Bu söz bile, sonradan bozulan dostluklarının ne kadar keskin olduğunu gösteriyordu.
8 Kasım 1868′de Wagner ile Leipzig’de ilk kez buluşan Nietzsche, bu tarihten sonra Wagner’e içten içe hayranlık duymaya başlar. Wagner ile en büyük ortak noktaları Schopenhauer’dir.
1869′un şubat ayında hocası Ritschl’in tavsiyesi üzerine, genç yaşta Basel Üniversitesi’ne öğretim görevlisi olarak atandıktan sonra, aynı yılın Mayıs ayında Wagner ve Cosima’ya Tribschen’de ilk ziyaretini gerçekleştirir.
“Tribchen, mutlu insanların yaşadığı o ada…” Friedrich NietzscheFriedrich Wilhelm Nietzsche, Ecce Homo
Bu ilk ziyaretten sonra annesine, bu ziyareti mektubunda şöyle anlatacaktır ;
“İnsan -Richard Wagner- sanatçı kadar büyüktür…Onunla ve muhteşem bir hanım olan Cosima ile mutlu günler geçirdim.Daha geçtiğimiz cumartesi ve pazar günü birlikteydik. Wagner’in villası Dört Kanton Gölü’nün / Quatre-Cantons yakınlarında, Pilate Dağı’nın eteğinde bulunuyor ve harika manzaralar eşliğinde yaşam, bizim için dostlukların en güzeliyle geçiyor.”Nietzsche Mektupları-KSW
Bu ziyaretten sonra Wagner’in evide gece toplantıları yapılıyor ve kitap alış verişlerinde bulunuluyordu.
Nietzsche ile Wagner’in düşüncelerinde büyük bir uyum vardı. Bu uyum, onları birbirlerine daha fazla yaklaştırıyordu. Wagner, Nietzsche tüm projelerini teker teker açıklıyor ve konserlerine götürüyordu. Cosima ise Nietzsche’den Wagner’in sözcüsü olmasını istiyordu. Nietzsche’ye aşılanan güven, giderek büyüyordu.
22 Mayıs 1872′de, Nietzsche, Bayreuth Tiyatrosu’nun temel atma töreni için Bayreuth’a giden Wagner’in 59. doğum gününde besteciye eşlik eder. Bayreuth Tiyatrosu’na Sultan Abdulaziz bile davet edilmiştir. Nietzsche, “Richard Wagner Bayreuth’ta” adlı eserinde, bu buluşmadan söz edecektir. Fakat bu dostluk, 1876′daki 1.Bayreuth festivali’nde bozulmaya başlar. Nietzsche, Wagner’in hakikatin değil, tiksinti verici bir zaferin peşine bencilce dolandığını iddia eder. Eylül ayında, arkadaşı Ree ile birlikte Bayreuth’tan ayrılır. Wagner, yeniden dine dönmüştür ve bu Nietzsche’de tiksinti uyandırmıştır. Nietzche Wagner’i çarmıh önünde diz çökmüş bir
Cosima, Nietzsche’nin Wagner’en kopuşunu ilk hissedendi. Nietzsche ve Wagner görüşmemeye başladılar.
3 Ocak 1878′de Wagner, Nietzsche’ye yeni yayımlanan eseri “Parsifal”in bir kopyasını gönderir. Nietzsche, bu kopyayı okuduktan sonra Wagner ile ilgili düşünce ayrılıkları daha net olarak anlar.Nietzsche, aynı yılın mayıs ayında yayımladığı “insanca-pek insanca” adlı kitabını Wagner’e gönderir ve tamamen Wagner’den kopar.
Nietzsche,
- “Wagner müziğini ruh coşkusunun gücü olarak yorumladım. Yanlış yorumladığım görünüyor. Görünen bir başka şey ise, Wagner ve Schopenhauer’i ne ile bu kadar renklendirdiğimdir. Onları renklendiren bendim. Ben, onları kendim yücelttim… Her ikisi de yaşamı yadsır ve suçlar. Bu yüzden onlar, benim çok uzağımdadır.”Friedrich Wilhelm Nietzsche, Putların Alacakaranlığı
Nietzsche’ye göre Wagner, yapması gereken ödevlerini yerine getirememiştir. Bu sebeple Nietzsche, Schopenhauer’dan sonra Wagner’le de yollarını tamamen ayırmıştır.
Nietzsche, bu ayrılıktan sonra çok yanlız kalmış, hatta kimi zaman Wagner’i özlediğini itiraf etmiştir.
Düşünceleri
“Tanrı Öldü” İddiası
“Tanrı öldü” Nietzsche’nin en popüler sözüdür.Bu söz “Nietzsche is dead-God”, Nietzshce öldü, (Söyleyen) Tanrı, şeklinde spekülasyona uğramıştır. Bu düşünceyi Nietzsche, ilk kez Şen Bilim adlı eserinde dile getirmiştir. O dönemin koşullarına göre yorumlanması gereken Tanrı’nın Ölümü düşüncesini, kendi tabiriyle bir kaçığın ağzından duyurur. Gündüz vakti elinde fenerle dolaşıp “Tanrı öldü! Tanrı öldü!” diye bağıran bir delinin ağzından, Tanrı’nın ölümünü ilan eder.
Nietzsche “Hiçbir adalete sığmayan, sayısız çatışma ve acılar iyi bir Tanrı’ya nasıl mal edilebilir?” düşüncesinden yola çıkarak, Tanrı’nın ölümünün insanın anlaşılmaz olan doğasını yenmesi için ve üst insan’a ulaşılabilmesi için bir mecburiyet olduğunu savunmuştur.
Tanrı’nın, insanı yeryüzüne acı çekmesi için yolladığına inanır. Nietzsche bunu Empedokles, adlı eserinde de vurgulamıştır. Nietzsche’ye göre sanatçı Tanrı kendisini Yunanlıya bir model olarak sunar: Onun kendisine bir şekil vermesini, mermerin ya da taşın içinde gizli kalan heykeli çıkarıp, sonra da gerçekleştirilen bu sanat yapıtının tadına varmasını önerir.
Hristiyan Tanrı ise emredicidir. İnsanın dünya nimetlerinden faydalanması yerine, çile çekmesini ister. Tanrı’yı yadsıyoruz, Tanrının sorumluluğunu yadsıyoruz ve böylece, yalnızca dünyayı biliyoruz.” Nietzsche olaylar sonrası insanların Tanrı’yı suçlamayarak suçu dünyaya bulmalarının yanlış olduğunu düşünmüştür.“ Nietzsche’ye göre geliştirmiş olduğumuz tüm değerler, dünyanın gerçek doğasını görmemizi engellemek amacıyla geliştirilmiş araçlardan başka hiçbir şey değildirler.
Bununla beraber, bu araçlar bizim için dayanılması zor bir dünyayı dayanılabilir kılabilmeye hizmet ederler. Bu hizmet yıllardır dinlerin varoluşu ile de desteklenmektedir. Dinler bize öbür dünya gibi güzel vaatler sunarak, bize bu dünyada yapmamız gerekenleri buyururlar. Bu buyruklar, insanların özgür ve başkaldıran doğasını yoketmeye onları birer sürü parçası haline getirmeye yöneliktir.
Nietzsche Tanrı anlayışına ve hayatı katlanılabilir kılan araçlara karşı çıkar. Öte yandan da bunlar varolmadan yaşamanın ne kadar zor olduğunu ve ne kadar yüksek düzeyde hayat ve birey bilinci gerektirdiğini söyler. İşte onun istediği de budur. Bilime ve dine hizmet edenler bu noktada birbirinden farklı değillerdir. İkisi de bu araçların ve vaatlerin tekrar tekrar insan hayatına girmesine ve insanların bunlara körü körüne bağlanmasına neden olurlar.
İnsanlar bu araçlardan kurtulup zorla bir gereklilik kazandırılmış dünyadan sıyrılmalıdırlar. Tanrı ölmüştür çünkü insan kendi hareketlerini yönlendirebilecek düzeydedir. Fakat tahmin edildiği gibi Nietzsche bu durumdan tam bir çıkış önermez. Bu çıkışı insanların başarabileceğini söyler.Mehmet Berk, Nietzsche Araştırmaları, muhtelif sayfalar.
Bengü Dönüş
Nietzsche’nin ebedi dönüş (Bengi Dönüş) ve üstinsan görüşleri birbirinin tamamlayıcısı durumundadır. Nietzsche ebedi dönüş görüşü ile insanın dünyaya tekrar tekrar geleceğini savunur. Nietzsche’ye göre; “insan tüm yaşamı durmadan döndürülen bir kum saatidir.” Sonsuz dönüşteki tehlike, insanın üstinsan olmak için üstesinden geldiği bütün sorunların yeniden ortaya çıkmaları ve yeniden üstesinden gelme zorunluluğudur. Üstinsana ulaşmada insanın önündeki en büyük engeli Tanrı olarak görmektedir.
Hristiyanlık ve Deccal
Nietzsche’nin din konusunda sert düşünceleri vardır. Hristiyan öğretisine karşı takındığı tutum, başkaldırışı ve bu öğretiye lanetler yağdırması, 19. yüzyılda çok ses getirmese de, Nietzsche’nin tanınmasıyla ve üne kavuşmasıyla beraber büyük yankı uyandırmıştır. Çünkü Nietzsche, “Deccal” adlı eserinde Hristiyanlığa lanetler yağdırmış, onu küçümsemiş ve kökeni konusunda çeşitli araştırmalarda bulunmuştur. Ona göre “İlk ve son Hristiyan çarmıhta ölmüştür.”.
Nietzsche , “Deccal” adlı eserinin daha hemen başında şu sert yorumu yapar ;
- “Zayıf ve hasta yapılı olanlar yok olmalıdırlar.Bu, bizim insan sevgimizin ilk kuralıdır.Onlara bu konuda yardım edilmelidir. Bir günahtan daha zararlı ne olabilir? Zayıf ve hasta yapılı olanlar için bir anlayış : Hristiyanlık!”Friedrich Wilhelm Nietzsche, Deccal (der Antichrist)
Nietzsche’nin dine başkaldırışı, özelde Hristiyanlığa olmakla birlikte, genelde tüm nihilistik özellik gösteren dinleredir. Nietzsche’nin başkaldırışı, tüm dinlere değildir. Çünkü Nietzsche, direkt olarak dine değil, Nihilizme başkaldırır ve dolaylı olarak bu başkıldırışını nihilistik öğeler taşıyan dinlere de yöneltir.
Nietzsche’ye göre Hristiyanlık , köle ahlakını taşıyan ve hayatı yadsıyan bir öğretidir. Bu sebeple sürü psikolojisinin temeli, bu öğretiye dayanır. Bir tür çilecilik olarak adlandırılabilinecek Hristiyanlık, Nietzsche’ye göre yok edilmelidir. Çünkü Nietzsche’ye göre Hristiyanlık, insan neslinin sonunu getirebilecek nitelikte yanlış bir anlayışın sonucudur.
Nietzsche’ye göre Hristiyanlık, bilimin de düşmanıdır.
- “Hristiyanlık gibi gerçeklikle ilişkisi olmayan, gerçeklik gelir gelmez uzaklaşmak zorunda olan bir din , doğal olarak ‘dünya hikmeti’nin , yani bilimin düşmanı olacaktır.”Friedrich Wilhelm Nietzsche, Deccal (der Antichrist), aforizma:47
Yine Deccal adlı eserinde, Nietzsche’ye göre Hristiyanlık, kültür yıkıcısı bir dindir. Çünkü eski kültürlerin izini, varlığı ve varoluşu yadsıması sebebiyle silmiş ve yağmalamıştır.
- “Hristiyanlık , eski kültürün mirasını bizden çaldı.Sonra da bizi, İslam kültürünün mirasından yoksun bıraktı.Temelde bize, Grek ve Roma’dan daha yakın olan ve doğrudan duyu ve zevkimize hitap eden İspanya’nın muhteşem Magribi kültürü ayaklar altında çiğnendi. Neden? Çünkü soyluydu, çünkü kökenlerini insanca içgüdülerden alıyordu…”Friedrich Wilhelm Nietzsche, Deccal (der Antichrist), aforizma:60
Hristiyanlık , Nietzsche’ye göre insani içgüdüler taşıyan her türlü kültüre ve uygarlığa düşmandır.Çünkü ona göre Hristiyan, gerçeği fikri olarak yaşayan herşeye düşmandır ve onu yağmalamak, kendisi adına yoketmek ister.
- “Hristiyanlık süslenip, ona elbise giydirilmemelidir. O, yüksek insan tipine karşı savaş açtı. Bu tipin tüm içgüdülerini yasakladı.Şeytanı, şeytan olanı bu içgüdülerden damıttı. Güçlü insan ayıplandı ve toplum dışına itildi. Hristiyanlık, zayıf, adi, kötü yapılı olan herşeyin yanında oldu ve güçlü bir yaşamın aksini sağlayacak içgüdüleri idealleştirdi…”Friedrich Wilhelm Nietzsche, Deccal (der Antichrist),
Nietzsche;
- “Yaptıklarımla bir sonuca vararak yargımı açıklıyorum; Hristiyanlığı lanetliyorum! Hristiyan kilisesinin karşısına, bir savcının şimdiye dek ortaya sürdüğü en büyük suçlamayı ifade ediyorum. Bana göre Hristiyanlık, yozlaşmanın en uç biçimidir ve algılanabilecek nihai bir yozlaşmanın istemine sahiptir!”Friedrich Wilhelm Nietzsche, Deccal (der Antichrist), aforizma:62
Apollon ve Dionysos
Gerçekte iki antik Yunan tanrısı olan Apollon ve Dionysos , Nietzsche’de anlamca yüceleştirilir ve oluşun merkezine koyulur. Sanatın bire bir oluşumu, bu iki kavrama bağlıdır.
- Apollon ; Nietzsche’de anlamını “biçim”le bulur.
- Dionysos ; Nietzsche’de anlamını “uyum”la bulur.
Hayatın iki kanadı olan Apollon ve Dionysos , insanın yaratıcı gücünü ortak olarak biçimlendiren ve yön veren iki tanrıdır. Nietzsche’de bu tanrısal değişim ve dönüşüm, aslında hayatın sanatsallığına bir işaret, bir göz kırpmadır.
Dionysos müzik ve şarabın tanrısıdır. Yaratma eylemi, Dionysos ve Apollon’un odak noktasının yakalanması, Nietzshe’ye göre “dans etmek”tir.
Dionysos, varlığın özünü sezgiyle kavramaya, Apollon ise sezgiyle kavranan özün dışa, yani görünen dünyaya etki ettirmeye yarar… Sanat, Nietzsche’ye göre, bu iki “kavramsal” tanrının etkisiyle şekillenir.
Nietzsche’ye göre estetiğin temeli, bu iki kavramı anlamakla mümkündür. Bu konuda şöyle der:
- “Mantıksal bir çıkarsamayla, ama sezginin anında oluşan keskinliğiyle,sanatın sürekli gelişiminin Apolloncu ve Dionysoscu bir ikiliğe bağlı olduğunu anladığımızda estetik bilimi için çok şey yapmış oluruz: Yaradılışın, bazen araya giren uzlaşmalara rağmen sürekli çatışan cinsiyet ikiliğine bağlı olması gibi…”Friedrich Wilhelm Nietzshce, Tragedya’nın Doğuşu
Nietzsche yorumlarına şöyle devam eder:
- Özet olarak, diyalektik, “ayak takımının bir intikam alma yöntemi”, “çaresiz insanların seçtiği bir Yahudi yöntemi”, “insanın gücünü kendince teşhir edip gösteriş yapması” ve bu yolla karşı tarafın iddasını kurnazca ve hileyle yere vurma isteğidir.Friedrich Wilhelm Nietzsche, Putların Alacakaranlığı-Sokrates Problemi, böl. 5-6-7
Nietzsche, Sokrates’ten önceki Yunan felsefesine saygı duyar. Lakin ona göre Sokrates’ten sonraki çağ, Sokrates’in izlerini taşıdığı için onun gözünde neredeyse tamamen yozlaşmıştır. Sokrates’in yöntemide bir tür diyalektik olarak tanımlanabileceği için, diyalektik kavramı Nietzsche tarafından topyekün reddedilir.
İnsandaki yaratıcı güç şöyle dursun, Nietzsche’ye göre doğa yaratısı insan bile, doğanın bu iki kavramındaki odak tarafından yaratılmıştır. Kısacası ona göre Apollon ve Dionysos, doğanın elleridir. Doğa bu kavramlarla yaratır ve yıkar.
Edebi Üslubu
Aforizmik Üslubu
Aşağıdaki aforizmalar tarzını açıklama açısından faydalı olabilir.
- İnançlar hakikat düşmanları olarak, yalanlardan daha tehlikelidir.
- Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa, bizi pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun olacaktır.
- Sahip olunması zorunlu tek şey var: Ya yaradılıştan ince bir ruhtur bu, ya da bilim ve sanatlar tarafından inceltilmiş bir ruh…
- Tüm idealistler, hizmet ettikleri davaların her şeyden önce dünyanın tüm öteki davalarından üstün olduğunu düşünürler. Kendi davalarının biraz olsun başarılı olması için, bu davanın tüm öteki insan girişimlerine gerekli olan aynı pis kokulu gübreye açıkca ihtiyacı olduğuna inanmak da istemezler.
- İnsan, diğer insanlardan hiçbir şey istememeye, onlara hep vermeye alıştığı zaman, elinde olmadan soylu davranır.
- Acıların bölüşülmesi değil, sevinçlerin bölüşülmesidir dostluğu yaratan …
- Bir şeyden hoşlanmaktan söz edilir, aslında doğrusu, bu şey aracılığıyla kendinden hoşlanmaktır.
- Kendinden hiç söz etmemek çok soylu bir ikiyüzlülüktür.
- Hakikatin temsilcisinin en az olduğu zaman, onu dile getirmenin tehlikeli olduğu zaman değil, can sıkıcı olduğu zamandır.
- Doğa bize aldırmadığından, doğanın ortasında kendimizi öyle rahat hissederiz ki …
- Uygarlaşmış dünya ilişkilerinde herkes, hiç değilse bir konuda kendini başkalarından üstün hisseder. Genel iyiyüreklilik buna dayanır. Çünkü, durum elverirse herkes yardım edebilir, o halde bir utanç duymaksızın bir yardımı da kabul edebilir.
- Yapacak çok şeyi olan insan inançlarını ve genel düşüncelerini hemen hemen hiç değiştirmeksizin korur. Aynı şekilde, bir ülkünün hizmetinde olan her insan ülkünün kendisine artık hiç kulak asmaz; onun buna zamanı yoktur. Demem şu ki, ülküsünün hala tartışılabilir olmasından yana olmak çıkarına aykırıdır.
- Bugün artık kimse ölümcül hakikatlerden ölmüyor; çok fazla panzehir var.
- Uygarlık tarafından yokedilme tehlikesiyle karşı karşıya olan bir uygarlık çağını yaşıyoruz.
Şiir Üslubu
Şiirindeki Dış Etkiler
Nietsche Şiirlerinde başlıca;
- İncil, Tevrat ve Kur’an
- Sokrates
- Schopenhauer ve ardılı Alman şairler
- Goethe Divanı (Özellikle Çöl Kızları Arasında adlı şiirinde)
- Wagner
- Stendhal ve Dosteyevski
gibi isimlerinin etkileri görünür.
Ariadne’nin Yakarışı
(Tanrı’yı kötülemelerine karşın sonradan “Ondan başka kimsesi olmadığını” vurgulamaktadır)
“Kim ısıtır, kim sever beni daha?
Sıcak eller uzatın bana!
Yürek mangalları uzatın bana!
Vurulup düşürülmüş çırpına çırpına,
can çekişenler gibi, ayakları ovuşturulan,
sarsılmışım, ah! Bilinmeyen ateşlerle yana yana,
sen peşimdesin, ey Düşünce!
Adlandırılamaz! Açıklanamaz! İğrenç!
Sen, ey bulutların ardındaki avcı!
Yerle bir olmuşum senin şimşeklerinle,
sen alaycı göz, dikmişin gözünü bana karanlıklardan!
Yatıyorum öyle,
kıvrılarak, çırpınarak, işkencesiyle
bütün sonsuz ezaların,
vurdun beni
sen ey zalim avcı,
sen ey tanınmaz - T a n r ı…
ur, daha derine vur!
Bir kez daha, haydi vur!
Kopar, parçala bu yüreği!
Niye bu işkence
körelmiş oklarla?
Neye göz koydun böyle,
usanmadın mı bu insan işkencesinden,
acı vermekten haz duyan Tanrı şimşeği gözlerle?
Öldürmek değil istediğin,
yalnızca eziyet, eziyet etmek mi?
Bana - niye eziyet ediyorsun,
sen, ey acı vermekten haz duyan tanınmaz Tanrı?
Ha ha!
Usul usul sokuluyorsun
böylesi gece yarısında? …
Ne istiyorsun?
Konuş!
Üstüme geliyorsun, sıkıştırıyorsun beni,
Ha! Çok yaklaştın yanıma!
Soluğumu duyuyorsun,
yüreğimi dinliyorsun,
kıskanç seni!
- neden kıskanıyorsun beni?
Git! Defol!
O merdiven de niye?
İçeri mi girmek istiyorsun,
yüreğime tırmanmak,
en mahrem
düşüncelerime tırmanmak?
Utanmaz! Tanınmaz! Hırsız!
Ne çalmak istiyorsun?
Ne gözetlemek istiyorsun?
Ne işkencesi etmek istiyorsun?
Sen ey işkenceci!
sen - Cellat - Tanrı!
Yoksa köpek gibi,
taklalar mı ataydım karşında?
teslim mi olaydım, kendimden geçerek
sevginle - sırnaşarak?
Boşuna!
Sürdür batırmanı!
Zalim diken!
köpek değilim - avınım yalnızca senin,
zalim avcı!
en gururlu esirinim,
en ey bulutların ardındaki haydut…
Konuş artık!
Ey şimşeklerin ardına gizlenen! Tanınmaz! konuş!
Ne istiyorsun, ey Eşkiya… b e n d e n?
Nasıl?
Fidye mi?
Ne istiyorsun fidye diye?
Çok iste - böylesi yaraşır gururuma!
ve az konuş - böylesi yaraşır öteki gururuma!
Ha ha!
Beni mi? Beni mi istiyorsun? Beni mi?
herşeyimle beni?
Ha ha!
Ve işkence ediyorsun bana, delisin ya işte,
gururumu kırıyorsun işkencenle?
S e v g i ver bana - kim ısıtır ki beni daha?
kim sever ki beni daha?Mektuplarında “Bu gökler altında sevecek kimse yok mudur beni?” demiştir. bknz KSW
sıcak eller uzat bana,
yürek mangalları uzat bana,
bana, yalnızların en yalnızına,
buzunu ver ah! yedi kat donmuş buz,
düşmanları bile
düşmanları özlemeyi öğreten,
ver, evet, teslim et,
ey zalim düşman
bana - k e n d i n i!
Kaçıyor!
Bu kez o kaçıyor,
tek yoldaşım,
en büyük düşmanım, tanınmazım benim,
Cellat-Tanrım benim! …
Hayır!
gel geri!
bütün işkencelerinle birlikte geri gel!
Bütün gözyaşlarım
sana akıyor,
yüreğimin son alevi
seni aydınlatıyor.
Gel, geri gel,
tanınmaz Tanrım! A c ı m benim!
son mutluluğum benim!” …Dionysos Dithrambosları, Friedrich Nietzsche
Eserleri
- Müziğin Ruhundan Trajedya’nın Doğuşu
- Birinci Zamansız Düşünceler : David Strauss’a Karşı
- İkinci Zamansız Düşünceler : Sahte Kültür ve Tarihin Tehlikeleri
- Üçüncü Zamansız Düşünceler : Eğitmenci Olarak Schopenhauer
- Dördüncü Zamansız Düşünceler : Richard Wagner Bayreyth’da
- İnsanca , Pek İnsanca (İki Cilt)
- Tan Kızılığı
- Şen Bilim (La Gaya Scienza)
- Gezgin ve Gölgesi
- Böyle Buyurdu Zerdüşt
- İyinin ve Kötünün Ötesinde
- Ahlakın Soykütüğü Üzerine
- Homeros ve Klasik Dilbilim
- Empedokles
- Schopenhauer’ci Felsefe ve Uygarlığı
- Yunanların Trajik Çağında Felsefe
- Zerdüşt Şiirine EklemelerBöyle Buyurdu Zerdüşt ilk başta üç bölümdü. Zerdüşt IV eklemedir (Zerdüşt IV)
- Plan , Proje ve Sistemler
- Güç İstenci
Notlar ve Referanslar
Dış bağlantılar
- F.W Nietzsche Eserleri ve Aforizmalar
- Friedrich Nietzsche : Hayatı, eserleri ve felsefesi
- Geniş Nietzsche Özgeçmişi
- Nietzsche’nin Aforizmaları
- Nietzsche (İngilizce)
- Wiki Nietzsche
- Nietzsche
- Friedrich Nietzsche Society (İngilizce)
- NORTH AMERICAN N i e t z s c h e SOCIETY (İngilizce)
- Journal of Nietzsche Studies (İngilizce)
- New Nietzsche Studies THE JOURNAL OF THE NIETZSCHE SOCIETY (İngilizce)
- Friedrich Nietzsche (Stanford Encyclopedia of Philosophy) (İngilizce)
- Friedrich Nietzsche (İngilizce)
- Gary Brent Madison McMaster University (İngilizce)
- Nietzsche Spuren (Almanca)
- GEN GRUPO DE ESTUDOS NIETZSCHE (Portekizce)
- NIETZSCHE EN CASTELLANO (Portekizce)